Top Arrow
Quick Appointment Icon
RANDEVU AL
Search Icon
Ara


KLİMA GÖZ KURULUĞUNA NEDEN OLUYOR


7.8.2014

Klimalı ortamlarda uzun zaman geçirenler göz kuruluğu riskiyle karşı karşıya kalıyor. Basit bir hastalık olduğu sanılan göz kuruluğu erken teşhis edilmezse görme kaybına bile yol açabiliyor

 

Dünyagöz Hastanesi Etiler şube doktorları Op. Dr. Ersin kutluçınar, yaz döneminde alışveriş merkezleri, ofis, ev ve otomobillerde klimanın yoğun kullanıldığını ve çok bilinmese de bu ortamların göz kuruluğu riskine neden olduğunu belirtti. Dr. Ersin Kutluçınar, gözün çabuk yorulması, yanma, yabancı bir cisim hissi, batma, kızarma, kaşıntı gibi şikâyetlerle kendini gösteren göz kuruluğunun, erken dönemde tedavi edilmediği takdirde görme kayıplarına bile neden olabileceğine dikkat çekti.

Gözyaşı Eksikliği Görme Kaybına  Yol Açabilir

Dr. Kutluçınar, gözün kalkanı olarak tanımladığı gözyaşının, gözün şeffaf ön yüzeyi olan kornea sinirlerinin tahriş olmasını engellediğini, gözün daha net ve rahat görmesini sağladığını ifade etti. Gözyaşının gözün oksijen almasına ve beslenmesine yardımcı olduğunu belirten Kutluçınar,  “Gözyaşı, yapısında bulunan maddeler sayesinde dışarıdan gelen hastalıklara karşı gözün savunma bariyeri görevini görür. Yabancı maddelerin göze teması durumunda gözü yıkayarak temizler. Gözyaşı eksikliği gözde uzun vadede ciddi problemlere hatta körlüğe bile neden olabilecek durumlara yol açabilir” dedi.

Düzenli Aralıklarla Göz Kontrolünüzü Yaptırın

Dr. Ersin Kutluçınar, klimalı ortamlarda uzun süre bulunanların özellikle plaza çalışanlarının düzenli aralıklarla göz kontrolü yaptırmaları gerektiği konusunda uyardı. Göz kuruluğu olanların doktorunun verdiği tedaviyi düzgün bir şekilde uygulaması gerektiğini önemli olduğuna dikkat çeken Dr. Kutluçınar, göz kuruluğu tedavisinde ilk olarak suni gözyaşı tedavisinin uygulandığını ifade etti. Az ya da orta dereceli göz kuruluğu tedavisinde göz yüzeyini ıslatmaya yönelik tedavilerin yeterli olduğunu belirten Kutluçınar, daha ileri durumlarda ise ‘punktum tıkacı’ denilen bir yöntemin gündeme geldiğini bildirdi. Dr. Kutluçınar bu yöntemde gözyaşı kanalına tıkaç takılarak gözyaşının kanala akmasının engellendiğini ve böylelikle gözyaşının gözde daha uzun süre kalmasının mümkün olduğunu açıkladı.

Hastalığın daha ileri evrelerinde kanser ve vücudun savunma mekanizmasının dengesini bozan (otoimmun) hastalıklarda kullanılan Siklosporin A’nın sulandırılmasıyla elde edilen ilaca başvurduklarını söyleyen Dr. Kutluçınar, “Göz kuruluğunun tedavisinde kullanılan bu ilaç ciddi anlamda olumlu sonuçlar sağlıyor. İlaç şu an başarıyla ileri derece göz kuruluklarında ve göz kuruluğu ile oluşan sistemik hastalıklarda kullanılıyor” diye konuştu.

Klimalı Ortamlardan Kaçının

Dr. Kutluçınar, klimalı ortamlarda uzun süre vakit geçirenlere zaman zaman pencerelerin açılması ve hava nemlendiricileri kullanılması önerilerinde bulundu. Ayrıca Kutluçınar, masada ve etrafta sulanabilecek bitkilerin bulundurulmasının da faydalı olabileceğini bildirdi.

    20

  • HABERLER

  • 0

  • KURUMSAL YAYINLARIMIZ

  • 70

  • BASINDA BİZ

  • 20

  • BİYONİK GÖZ

Left Arrow
Right Arrow