RANDEVU AL
Ara


BEHÇET HASTALIĞI’NDA AĞIZ YARALARINA VE GÖZ SORUNLARINA DİKKAT


24.10.2017

Vücudun farklı bölümlerinde gözlemlenen yaraların yanı sıra, göz, deri, eklem, damar ve sinirlerde olumsuz etkiler yapan bir rahatsızlık olan Behçet Hastalığı, gözlerde üveit oluşumuna sebep olabiliyor. Bugüne kadar dermatoloji alanında imza attığı başarılı çalışmalarına Dünyagöz Ankara’da devam edecek olan Doç. Dr. Celalettin Rumi Çelebi, Behçet hastalığı ve bu rahatsızlığın oluşturabileceği riskler hakkında önemli bilgiler paylaşıyor.

Genetik, Çevresel, infeksiyöz ve immunolojik faktörler etkili

Behçet hastalığının sebebinin tam olarak bilinmediğini belirten Doç. Dr. Celalettin Rumi Çelebi, “Behçet Hastalığı oluşumunda genetik, çevresel, viral, bakteriyel ve immunolojik faktörlerin rol oynadığı bir damar iltihabı hastalığıdır.  Behçet Hastalığı, en çok Deri, Göz, Eklem, Damar ve Sinir sistemini tutar. Ataklar ile seyreder. Özellikle İpek Yolu, Ortadoğu ve Akdeniz Coğrafyasında yaşayan ülkelerin insanlarında daha sıkça gözlemleniyor. Hastalık kendisini en çok ağız, deri ve genital bölgede oluşan yaralar ve körlüğe dek uzanabilen göz sorunları ile gösterir. Dünyada ilk kez 1937 yılında bir Türk Hekimi Prof. Dr. Hulusi Behçet, tarafından tanımlanmıştır. ” diyor.

Ağıziçi yaralara ve ciddi göz sorunlarına yol açabiliyor

Behçet hastalığının deride oluşturduğu en büyük problem olan Aft  (ağız içi yaralar-ülserasyonlar-)hakkında bilgiler veren Doç. Dr. Çelebi, “Ağız içinde ve genital bölgede farklı büyüklüklerde ağrılı ülserasyonlar oluşabilir. Deri sorunları dışında en önemli yakınmalar göz ile ilgili olanlardır. Hastalarda %30-70 sıklıkla göz sorunları görülebilir. Bu sorunlar aft öncesi, sonrası veya eş zamanlı olabilir.  Hasta yakınmaları: Göz kanlanması ve sulanması, ışığa karşı hassasiyet, lekeli ve bulanık görme, ani ışık çakmaları, göz küresinde ağrı ve ciddi görme kayıpları şeklinde olabilir” dedi.

Erken teşhis çok önemli

Behçet hastalığının tanısının, tamamen klinik ve laboratuar bulgularına dayanarak konulduğunu belirten Doç. Dr. Çelebi, “Behçet Hastalığının Tanı, Takip ve Tedavisinde son yıllarda ciddi gelişmeler kaydedilmiştir. Bu rahatsızlığın tanısında bilgi ve deneyim açısından Türk Hekimleri bir adım öndedir. Hastalık süregen-kronik- olması itibarı ile uzun süreli takip ve tedavi gerektirebilir. Hastaların Yaşam Kalitesini ciddi bir oranda etkileyebilir. Ancak hastanemiz bünyesindeki  Behçet Tanı, Takip ve Tedavi Ünitesinde Uzman ve Yetkin Meslektaşlarım ile beraber erken tanı,sıkı takip ve tedavi imkanlarını ülkemiz ve çevre coğrafyamız insanlarına sunmayı hedefliyoruz.” diyerek sözlerini tamamlıyor.

 

Celalettin Rumi Çelebi kimdir?

1955 yılında dünyaya gelen Doç. Dr. Celalettin Rumi Çelebi, deri ve zührevi hastalıklar uzmanıdır. Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi ve Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde Dermatoloji eğitimlerini tamamlayan Çelebi, 1990 yılında Cenevre Üniversitesi Kanton Hastanesi’nde Dermatopatoloji eğitimi aldı. ABD’de Miami Üniversitesi’nde Kutanöz Lazer Tedavisi Eğitim Programı’nı tamamlayan Doç. Dr. Çelebi, 30 yıla yakın süredir devam ettirdiği meslek hayatında tedavi ettiği on binlerce hastanın yanı sıra, önemli araştırmalara da imza attı. Dermatoloji ve Dermapatoloji konusunda pek çok ulusal ve uluslararası tıbbi derneğin yönetim ve başkanlık pozisyonlarında bulunan Doç. Dr. Çelebi, meslek hayatını Dünyagöz Ankara’da da sürdürecek.

    20

  • HABERLER

  • 0

  • KURUMSAL YAYINLARIMIZ

  • 70

  • BASINDA BİZ

  • 20

  • BİYONİK GÖZ