Top Arrow
Quick Appointment Icon
RANDEVU AL
Search Icon
Ara


ŞEKER HASTALIĞI GÖZ MUAYENESİNDEN ANLAŞILIYOR!


21.11.2009

14 Kasım Diabet Haftasının yaklaştığı bu günlerde diabet hastalığı ve de göz üzerinde bıraktığı olumsuz etkilerini bir kez daha hatırlatmak isteyen Dünyagöz Hastanesi doktorlarından Prof . Dr . Hüsnü Güzel " Bazı hastalarımız şeker hastalıklarını göz muayenesi sırasında öğreniyorlar.

Şeker hastalığının göz arkasında yarattığı hasarların belirginliği hastanın şeker hastası olduğunu bize gösterebiliyor . Görme sorunuyla bize gelen hasta hastanemizden şeker hastası olduğunu öğrenerek ayrılıyor . Şeker hastasıysanız ve görme sorunlarınız var ise diyabet tedavisi ile birlikte 6 ayda bir düzenli olarak göz muayenesi yaptır manız gerekiyor " diyor ve şeker hastalığının göze etkilerini ve tedavi yöntemlerini anlatıyor . Damarlarda hasara yol açan diyabet göz içine kılcal damarların gerilemesini sağlayan ilaçlar verilebilir . Lazer tedavisi , sonuçlarını ancak bir kaç ay sonra gösterir ve bu arada hasta görme alanındaki daralmadan , 12 sıra görme azalmasından , göz önündeki noktalardan söz edebilir . Bunlar , tedavi yapılmadığında oluşacak körlük ile karşılaştırıldığında hastalığı ilk olarak etkilerini göz ve böbreklerde gösteriyor . Sık idrara çıkma , halsizlik gibi pek çok şikâyetin yanı sıra görme sorunları ortaya çıkıyor . 2065 yaşları arasında görülen körlüklerin bir numaralı sebebi olan dıyabetık retino pati ' de erken teşhis çok önemli . Hastalık erken dönemde kontcol altına alın mazsa gözde onarılması zor hasarlara neden olabiliyor . " Şişmanlık riski artıyor " " Diabet ( şeker hastalığı ) görülme oranı , obesite ( şişmanlık ) ve kötü bes lenmeyle birlikte artmaya başladı . Ülke mızde şeker hastalığı görülme oranının diğer ulkolerc goro daha fazla olduğunu da dikkate alırsak , önümüzdeki cid di tehdidi goz ardı edemeyiz . Seker hastalığı , kışının yaşam kalitesini etkileyen bir hastalık ve göz , kalp damar sis temi , böbrekler gibi önemli organlarda ileri derecede tahribata yol açıyor . Ne ya / ık ki hastalığı çoğu ko / birçok organı etkileyen bir hastalık olarak algılamıyor ve ancak şikâyetlerimiz arttıktan ve hastalık ilerledikten sonra tedavi için doktora başvuruyoruz . Oysa erken tanı konulduğunda , ve kan şekeri düzeyleri kontrol altına alındığında , şekere bağlı organların olumsuz etkılenışınin ve tedavilerin ve incelemelerin gerekeceği unutulmamalıdır . O andaki süreç bitmiş bile olsa . hasta 3 ayda bir görülmek ve ayrıntılı incelemeler gerek görüldüğünde tekrarlanmak durumundadır . Aksi takdirde , oluşabilecek yeni bozukluklar görmeyi düşürebilir . $ ekor hastalığı temelde kılcal damarları tutan bir hastalık olduğu için , gözün durumunu yalnız göz dibi mu ayenesıyle değil , standart olarak FFA ( flıınresceın anjiografi ) ve OCT ( retina tomografisi ) ile değerlendirmek ve tedavilerimizi ona göre planlamak durumundayız Başka testlere de gerek duyulabilir . Bu testler , sonucu değerlendi rebilmek için her gerektiğinde yeniden yapılabilir . " Amacımız görmeyi korumak " Tedavideki en önemli uygulama , argon lazer uygulamasıdır . Bu tedavi , bir kaç seans sürebilir Bazı kez çok şiddetli ve kanamaya meyilli durumlarda , ani görme kaybı ve tedaviye dirençli glokomu ( göz tansiyonu ) önlemek için , retinanın tamamına lazer yapılması gerekebilir . Bu tedavi bitmeden olu şabılecek kanamaları önlemek için , , . Diabette en önemli amacımız , görmeyi aynı seviyede tutabilmektir , asla " daha iyi görme " garantisi verilemez . Çok ileri olgularda ve ( göz dibi görülemediği için ) kanama nedeniyle lazer yapılamayan hastalarda , vitreoretinal cerrahi ile gözün içindeki bantlar , kanamalar temizlenerek operasyon sırasında lazer yapılabilir . Genellikle yeniden kanamayı ve dekolmanı ( retina tabakalarının ayrılması ) engellemek için göz içine silikon yağı verilir ve bu ikinci bir ameliyatla geri alınır . Dıabetli hastalar , birçok kez , ayrıntı lan dikkate almadıkları ve yüksek beklentiler içinde oldukları için , yararlı olmadığı düşüncesiyle tedaviyi yarıda kesmekte , geçen süre içinde görme kaybı arttığı için çareyi başka merkezlere başvurmakta bulmaktadırlar . Tedavi ile görmenin artmayacağı , tedavi yapılmış bile olsa 3 ayda bir tekrar muayene gerektiği unutulmamalıdır . " Diabet hastalarından katarakt tedavisi doğru planlanmalıdır " Ayrıca katarakt , glokom ( göz tansiyonu ) , damar tıkanıklıkları ve görme sinirinin etkilenmesi gibi başka durumlar da tabloya eklenerek olayı karmaşık hale getirebilir Tüm bu durumların tedavileri ve teşhis yöntemleri , retina probleminden farklıdır . Diabet hastalarında erken katarakt ameliyatının , retinadaki kanamaları arttırdığı , hamilelik ve diğer hormonal durumların goz hastalığını ilerlettiği , kolesterol ve hipertansiyonun sıkı kontro lunun gerektiği de önemli bilgilerdir . Tum bu bilgilerin ışığında , tedavinin zamanında ve doğru olarak başlanma sı , hastanın izlenmesi , katarakt ameli yalarının planlanması açısından , hastanın bir retina u / manı tarafından değerlendirilmesinin önemi açıktır . Şeker hastaJığı , diabet uzmanı göz doktorubilinçli hasta üçgeninde , başa çıkılabılır bir hastalık olarak görülebilir . " komplikasyonların ( yan etkiler ) a / aldı ğı , bilimsel çalışmalarla gösterildi . " Gözde şeker kör edebilir " Gözde şekerin yaptığı tahribat , sü rekli artan , körlüğe kadar giden görme kaybıdır . Şeker hastalığı , tüm dünyadaki körlük nedenleri arasında başı çekmektedir . Bunda , hastaların ancak gör me kaybı olunca doktora başvurmaları rol oynamaktadır . İleri ülkelerde bile , hastalığın körlüğe neden olduğu ve göz dibinde bozukluklar olduğu , düzenli takip gerektiği hastalara söylenmesine rağmen , hastaların takip ve tedaviyi kestiği bilinmektedir . İç hastalıkları uzmanı tarafından diabet tanısı konulan hastanın en geç 6 ayda bir düzenli retina ( göz dibi , ağ tabaka ) muayenelerini yaptırmaları , retina tutulumunun erken anlaşılmasını ve tedavilere " göz görürken " başlanmasını sağlayacaktır . Diabet hastasında kaybedilen görme geri gelmemektedir . Körlük , ancak erken müdahale ile önlenebilmektedır . Erken Tedavi ile Başarı Oranı % 95 Retinada , kanama , damarlardan sızıntı , damar tıkanıklıkları , ödem ( doku içinde sıvı birikmesi ) ve daha ileri safhalarda kanamaya meyilli kılcal damarlar ve yaygın bantlar , çekintiler , hatta yırtıklar gibi çok sayıda ilerleyen bozukluk oluşmakta , erken tanı ve tedavi ile bu süreç durdurulabilmektedir . Başarı oranı % 95 düzeyindedir .

    20

  • HABERLER

  • 0

  • KURUMSAL YAYINLARIMIZ

  • 70

  • BASINDA BİZ

  • 20

  • BİYONİK GÖZ

Left Arrow
Right Arrow