Top Arrow
Quick Appointment Icon
RANDEVU AL
Search Icon
Ara


KATARAKT CERRAHİSİNDE YENİ DÖNEM (MİLLİYET AKDENİZ)


22.3.2014

Katarakt cerrahisinde yeni dönem Teknolojisi "Yaşlılık hastalığı" olarak bilinen kataraktın ilaçla tedavisi yoktur. Zamanında tedavi edilmez ve çok beklerse göz tansiyonuna ve buna bağlı kalıcı görme azalmasına sebep olabilen katarakt, Femtosaniye Lazer teknolojisi ile yapılan ameliyat sayesinde çok daha güvenli bir şekilde tedavi edilebiliyor. Bu teknolojiyle de komplikasyon riski daha az olabiliyor.

TEK ÇARESİ AMELİYAT

Kataraktın tek çaresinin ameliyat olduğunu hatırlatan Op. Dr. Hakan Sivrikaya, "Kataraktın ilaçla tedavisi yoktur. Katarakt nedeniyle günlük ihtiyaçlarını karşılayamayan ve hayat kalitesi olumsuz etkilenen hastalara ameliyat öneriyoruz. Hastalar sık sık şu soruyu sorar: 'Damla, güneş gözlüğü kullansam kataraktımın ilerlemesini durdurabilir miyim?' Maalesef dünyada kataraktı durdurabilecek hiçbir yöntem yok" dedi. Katarakt, 60 yaş üstünde sıklıkla rastlanan ve gözdeki doğal merceğin saydamlığını kaybetmesiyle oluşan bir hastalıktır. Bu durum bulanık görmeye neden olur ve görme kalitesi düşer. Katarakt genelde yaşa bağlı olarak gelişen bir hastalık olsa da, doğumdan itibaren her yaşta görülebilir. Bazen travma sonrası da oluşabilen katarakt, göze alınan darbeler, göz içi iltihabı ve uzun süreli kortizon kullanımıyla da ortaya çıkabilir. Kataraktın belirtileri Dünyagöz Antalya'dan Op. Dr. Hakan Sivrikaya, kataraktın en önemli belirtisinin hastanın görme foksiyonlarındaki değişiklik olduğunu söyleyerek, şöyle konuştu: "Bu değişiklik uzağı görememe, yakını görememe şeklinde olabilir. Ya da daha önce kullandığı gözlüklerle net görememe biçiminde ortaya çıkabilir. Hasta baktığı yerde gölgeler görür, renkleri ayırt edemez veya soluk olarak algılanır. Özellikle mavi renkte hasta sorunlar yaşar.

Geceleri bazı hastaların şikayetleri daha da artar. Görmede zorluk veya gece görme bozukluğu daha belirgindir. Özellikle geceleri araba kullananlarda ışıklar etrafında renkli halkalar, ışık yansımaları oluşur. Ayrıca çift görme, şekilsiz ve bulanık görme, kontakt lens veya gözlük numaralarının sık sık değişmesi, derinlik hissinin kaybı, göz yorgunluğu ve baş ağrısı gibi belirtileri de vardır. Görme kaybı olur mu? Katarakt gelişirken hastanın görme kaybının yavaş başladığını anlatan Op. Dr. Hakan Sivrikaya, "En iyi görmeyi % 100 diye değerlendirirsek, katarakt oluştuğu zaman bu oran giderek azalıyor. Hastanın görme azlığını fark etmesine bağlı olarak görme yüzdesi bazen yüzde 10'a kadar da düşebiliyor. Görme azalması kataraktın yoğunluğuna göre değişiyor. Bazen hastalar görme kaybını görme çok azalmadan, yüzde 90 seviyesindeyken bile fark edebiliyor.

Eğer katarakt tek gözde ise bazı hastalar katarakta bağlı görme azalmasının daha geç fark edebiliyorlar. Katarakt gelişmeye başlayınca görme zaman içinde giderek azalıyor. Hasta görme azalmasından rahatsız olunca muayeneye geliyor. Bazıları görme azalmasını erken fark ediyor, bazıları da gözlük numarası değiştirmek için muayeneye geldiğinde gözünde katarakt olduğunu öğreniyor." dedi. Dışarıdan farkedilebiliyor Op. Dr. Hakan Sivrikaya, kataraktın çok ilerlemişse dışarıdan görülebileceğini ifade ederek, "Normalde dışarıdan baktığımız zaman kişinin gözbebeği siyaha yakın koyu renkte görülür. Ama katarakth kişide göz bebeğinin rengi beyaza doğru değişebilir. İki göz bebeği arasındaki renk farkı da açıkça görülür. Eskiden katarakt olgunlaşsın diye beklendiği için, bu duruma daha sık rastlanıyordu. Fakat yeni teknolojide kataraktın sertleşmeden ameliyat edilmesi daha hızlı ve başarılı sonuç vermektedir. Bu yüzden katarakt görmede bozulma ve şikayet yapıyorsa ve ameliyat edildiği zaman görme artacaksa muhakkak beklenmeden ameliyat edilmelidir" diye konuştu.

    20

  • HABERLER

  • 0

  • KURUMSAL YAYINLARIMIZ

  • 70

  • BASINDA BİZ

  • 20

  • BİYONİK GÖZ

Left Arrow
Right Arrow