Top Arrow
Quick Appointment Icon
RANDEVU AL
Search Icon
Ara


ÇOCUĞUNUZ RENK KÖRÜ OLABİLİR!


1.4.2013

Halk arasında 'kırmızıyla yeşili ayırt edememe sorunu' olarak bilinen ve aslında tıbben bir hastalık olmayan renk körlüğü konusundaki sorularımızı Dünyagöz Etiler Hastanesi'nden Op. Dr. Pervin Uygur yanıtladı. Renk körlüğü nedir? Renk körlüğü, aslında tıbben bir hastalık değil. Bir canlının görme merkezinde özel bir pigment molekülünün bulunmaması veya gerektiğinden az olması, onun çevresindeki renkleri ayırt edememesine dolayısıyla da renk körlüğüne yol açar.

Kırmızı, yeşil ve mavi renklerden bir ya da birden fazlasını ayırt edememeyle ortaya çıkan bir bozukluk. Renk körlüğü sorunu olan kişiler yeşil-kırmızı tonlarını, daha doğrusu san tonlarının bir kısmını ayırt edemez. Ama renklerin seçilememesi gibi bir duruma çok nadir rastlanır. Kişi, renk tonlarını görebilir; ama bazılarını seçemez. Mesela; yeşilin bazı tonlarını göremeyebilir. Sorun genel olarak ton seçilememesi üzerine olduğu için hayatı olumsuz etkilemez. Renk körlüğü bir erkek çocuk hastalığı! Renk körlüğü tam anlamıyla erkek çocukların hastalığı. X genine bağlı geliştiği için kız çocuklar genelde taşıyıcı. Kız çocuğunda görülmesi için hasta erkeğin taşıyıcı bir kadınla evlenmesi gerekir. Bu da çok nadir rastlanan bir durum. Renk körlüğü, doğumsal; ancak kolay fark edilen bir hastalık değil.

Aileler genellikle çocuklarının renk körü olduğunu fark etmezler. 4 yaşından küçük çocuklar bir topun yeşil olduğunu anlamayabilir ya da topun yeşil çimlerle aynı renge sahip olduğunu algılayamayabilir. Çocuğun 4 -5 yaşını geçtikten sonra yani renkleri tanımaya başladığı ve dile getirebileceği dönemde renk körü olup olmadığı anlaşılabilir. Ya da renk körlüğü teşhisi için özel testler var, bunlarla fark edilebilir. Genellikle toplumuzda insanlar ehliyet sınavında durumu anlar. Bahsi geçen renkleri ayırt edemedikleri tesadüfen ortaya çıkar. Kişi renk körü olduğunu tek başına anlayamaz; çünkü herkesin renkleri kendisi gibi gördüğünü zanneder. Günümüzde bu hücrelerin birbirleriyle olan iletişimlerindeki bazı hataların renk körlüğü oluşumunda etkisi bulunduğu düşünülüyor.

Renk körlüğünün açığa çıkarılması ve aynca renk körlüğü veya renk görme eksikliği gibi tiplerinin belirlenmesine yarayan pek çok test var. Renk körlüğü, tam renk ve kısmi renk körlüğü olmak üzere iki ana gruba ayrılır. Normal bir insanın renkleri eksiksiz algılayabilmesi, üç ayrı cins koni hücresinin uyum içinde çalışmasıyla mümkün. Normal olarak renkleri algılayan görme, 'trikromat' olarak tanımlanır. Eğer insan renk görme ve algılamada sadece iki koni hücresine sahipse bunların algıladıklarını görür. Bu durumda eksik olan koni hücresine ait dalga boylanndaki renkleri göremez, bu kişilere 'dikromatik renk körü' denir. Özel renk kitapçıklanyla yapılan bir test uygulanır. Kişi eğer buradaki sayılan okuyabilirse, o renkleri görebiliyor demektir.

Renk körlüğünün tedavisi yok! Renk körlüğünün tedavisi yok; ancak renk körü olanlann günlük yaşamda sorun yaşamadan işlerini yapabilmeleri için özel kontakt lensler üretildi. Renklerin ayırt edilmesinde, yüzde yüz olmamakla birlikte son derece etkili. Doğumsal renk körü olan kişilerin renkleri aynşürmadaki zorluklan dışında görsel kayıplan olmaz. Yani renk görme hücrelerinin az çalışması ya da çalışmaması durumundan kişilerin görsel seviyeleri etkilenmez. Bu kişiler, diğer insanlar gibi miyop, hipermetrop, astigmat olabilir. 

    20

  • HABERLER

  • 0

  • KURUMSAL YAYINLARIMIZ

  • 70

  • BASINDA BİZ

  • 20

  • BİYONİK GÖZ

Left Arrow
Right Arrow