Top Arrow
Quick Appointment Icon
RANDEVU AL
Search Icon
Ara


AİLEDE GÖZ TANSİYONU OLANLARDA RİSK DAHA FAZLA (ANTALYA TURKUAZ)


30.9.2013

Halk arasında "Göz tansiyonu" diye de bilinen glokom, artan göz içi basıncının göz siniri hücrelerine zarar vermesiyle oluşur ve göz siniri hücreleri öldüğü zaman da kalıcı görme kaybına sebep olabilir. Dünyagöz Hastanesi Antalya şube doktorlarından Doç. Dr. Cengiz Akarsu, glokomun her insanda, her yaşta ortaya çıkabilecek bir hastalık olduğunu söyleyerek, "Özellikle 35 yaştan sonra herkeste glokom olabilir. Ancak ailede glokomu bulunanlarda, şeker hastalığı olanlarda, hipermetroplar ve miyoplarda risk daha fazladır.

Bu nedenle 35 yaş sonrasında herkesin göz muayenesi olması önerilir. Risk grubunda yer alanların ise muayenelerini her yıl tekrarlamaları gereklidir" dedi. Kalıcı Görme Kaybına Sebep Olabilir. Dünyagöz Antalya'dan Doç. Dr. Cengiz Akarsu artan göz içi basıncının göz siniri hücrelerine zarar vermesiyle oluşan hastalığın, göz siniri hücreleri öldüğü zaman da kalıcı görme kaybına sebep olacağını anlattı. Erken Tanı Çok Önemli Doç. Dr. Cengiz Akarsu, hastalığın başlangıcında hastalığa ait herhangi bir belirti görülmediğini belirterek, "Hastalık ilerledikçe görme sinirini etkiler. Görme siniri çok sayıda lif içeren elektrik kablosu gibidir. Bu lifler farklı alanlardan gelen görüntüleri beyine iletir. Sinir hasar gördükçe görme alanı bozulur.

Glokom, birçok hasta tarafından ancak ileri dönemde ve belirgin görme kaybı ortaya çıktığında fark edilebilir. Glokomda görme kaybı oluştuktan sonra geri döndürmek, iyileştirmek mümkün değildir. Bu nedenle erken tanı çok önemlidir" dedi. Doç. Dr. Cengiz Akarsu, glokomun tanı koyulduktan sonra tamamen iyileştirilip ortadan kaldırılamayacağını fakat birçok olguda uygun tedavi ile başarılı olarak kontrol altında tutulabileceğini ve görme kaybının ilerlemesinin engellenebileceğini belirtti. Tipik olarak glokomun öncelikle göziçi basıncını düşüren çeşitli ilaçlarla tedavi edilebileceğini söyleyen Doç. Dr. Akarsu, "Bu ilaçlar genellikle göz damlası şeklindedir. Gerekirse cerrahi ve lazer girişimleri de uygulanabilir" diye konuştu. Doç. Dr. Akarsu, göz damlalarının ise her gün kullanılmasının zorunlu olduğunu dile getirerek, "Önerilen ilaç tedavisinin tipine bağlı olarak göz damlasını ya da damlalarını günde bir veya birkaç kez damlatabilirsiniz" dedi.

    20

  • HABERLER

  • 0

  • KURUMSAL YAYINLARIMIZ

  • 70

  • BASINDA BİZ

  • 20

  • BİYONİK GÖZ

Left Arrow
Right Arrow