Keratokonus, şeffaf kornea dokusunun öne doğru sivrilmesi ve genellikle incelmesi ile ortaya çıkan bir hastalıktır. Gelişen düzensiz astigmatizma nedeniyle hastalarda ilk olarak görme etkilenir. Göz ovuşturmak keratokonus için tetikleyici rol oynayabilir. Ayrıca, allerjik göz hastalıkları olanlarda ve keratokonuslu aile bireyleri arasında çok daha sık görülür. ilerleyici bir hastalık olan keratokonus zamanında teşhis ve tedavi edilmez ise ciddi görme kaybına yol açabilir. Bu nedenele erken tanı ve tedavi hastalığın ilerlemesini durdurmada ve görmenin korunmasında çok önemlidir. Dünyagöz Etiler Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Anıl Kubaloğlu, çocukluk ve ergenlik döneminde başlayan görme bozukluklarında keratokonus olasığınında göz önünde bulundurulmasının önemli olduğunu söylüyor.
Göz ovuşturmanın keratokonus hastalğında ciddi görme kaybına neden olabildiğini belirten Dünyagöz Etiler Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Anıl Kubaloğlu, “Özellikle kaşıntı nedeniyle birçok hasta refleks olarak gözlerini ovuşturur. Ancak, bu alışkanlık kornea dokusunda incelme ve sivrilme sonucu ilerleyici bir hastalık olan keratokonusa yol açabilir. Başlangıçta hastalar gelişen astigmatizmaya bağlı bulanık görmeden şikayet eder. Teşhis ve tedavi edilmediğinde gözlüklerle dahi net görememe şeklinde ortaya çıkan, ileri derecede görme kaybına neden olabilir” dedi.
Göz ovuşturmanın riskleri ve korunmanın yolları hakkında da tavsiyelerde bulunan Prof. Dr. Anıl Kubaloğlu, alerjik şikayetleri hafifletmek ve kaşıntı hissini azaltmak için öncelikle göz doktoruna danışılmasını tavsiye ediyor. Göz damlaları, ağızdan alınan antialllerjik ilaçlar ve soğuk kompres gibi tedavi yöntemleri ile bu tür semptomların tedavi edilebildiğini söyleyen Prof. Dr. Kubaloğlu, bu sayede alerjik hastalıklarla yakın ilşkisi olan keratoknus hastalığın riskinin azaltilebilceğine ifade ediyor.
Belirtiler Göz Ardı Edilmemeli
Keratokonusun erken döneminde hasta yakınmaları basit bir gözlük değişimi ihtiyacı olarak değerlendirilir. Hatta, bazı hastalara yanlışlıkla göz tembelliği teşhis konabilir. Ancak,
• Göz ovuşturma
• Gözlüklerle net görememe
• Gözlük numarasında hızlı değişim
• Gözler arasında belirgin numara farkı
• Hızla gelişen astigmat
• Gece sürüş zorluğu
• Cisimlerin gölgeli görülmesi
• Yeni gözlüklerle rahat edememe
gibi durumlarda keratokunustan şüphelenmek gerekir. Hastanın biyomikroskop ile muayenesi ve korneal tomografi analiz keratokonus keratokonus teşhisinde hayati derecede önemlidir.
Erken Tanı Hayati Önem Taşıyor
Keratokonus tanısında kornea tomografisi, kornea biyomekanik analizi ve korneal OCT gibi ileri tanı yöntemleri kullanılır. Erken evrede teşhis, keratokonusta net görmenin korunmasında hasta için büyük şanstır. da önemli çok görmesi tedavi ile korunma şansı çok artarsında keratokonusu durdurmak, kornea dokusunu yeniden şekillendirmek ve daha iyi görmek için farklı tedavi yöntemleri kullanılmaktadır.
Prof. Dr. Kubaloğlu, erken tanının önemini şu sözlerle vurguluyor:
“Keratokonus erken dönemde teşhis edildiğinde, hastalığın ilerlemesini durdurmakta çok başarılı sonuçlar alıyoruz. Gözlüklerle iyi görmeyen hastalarda yumuşak kontakt lensler ve özel keratokus kontakt lensler çok başarılı oluyor. Geç kalınan görmenin ileri derecede bozulduğu durumlarda ise görme için kornea naklininde içinde olduğu bir çok cerrahi yöntem uygulamak gerekiyor”
Tedavide Güncel Yaklaşımlar
Keratokonus tedavisinde birçok parametre dikkate alınıyor. Bu nedenle her hastaya uygulanan standart bir tedavi bulunmuyor. Çocuklarda ve genç yaşlarda tedavide hastalığın durdurulması önceliktir . keratokonus hastalığını durdurmak için korneal çapraz bağlama (corneal cross-linking) tedavisi uygulanır. Korneal çapraz bağlama tedavisinde korneadaki kollajen lifler güçlendirilerek hastalığın ilerlemesi durdurur. Gözlükler ve kontakt lensler ile görmede iyi sonuç alınamdığında, kornea içi plastik veya doku halkaları, kornea içi kontakt lens veya göze özel lazer tedavisi alternatif seçeneklerdir. Daha ileri keratonuslu olgularda ise görmeyi düzeltmek için kornea nakli gerekebilir.
VAKA HABERİ
“Hastanemize başvuran 13 yaşlarındaki erkek hastanın ve ailesinin anlattıkları ilk bakışta travmaya bağlı geçici bir görme kaybını düşündürüyordu. Aile, çocuğun birkaç gün önce gözüne top benzeri bir cismin çarptığını tahmin ederek görmesinin bozulduğunu ifade ediyordu. Hasta ise son 2 gündür neredeyse hiç görmediğini, kör olduğunu düşündüğünü söylüyordu. Yaptığımız detaylı sorgulamada, hastanın uzun süredir devam eden göz ovuşturma alışkanlığı olduğu öğrenildi. Bu bilgi, özellikle çocuk ve ergen hastalarda dikkatle değerlendirilmesi gereken önemli bir risk faktörüdür. Ayrıca detaylı muayenede görüldü ki, hastanın gözünde iç zarında yırtılma meydana gelmiş ve ödem oluşturmuş. Buna hidrops diyoruz. Erken belirtiler dikkate alınmadığı için ödeme kadar gelen evrede hastalık son safhalarına kadar ilerlemiş oldu. Travma öyküsü aile tarafından ön planda tutulsa da, yapılan detaylı göz muayenesi ve ileri tetkikler bize farklı bir tablo sundu. Ailenin travmaya bağladığı görme kaybının aslında ilerleyici ve sinsi seyreden bir hastalığın sonucu olduğu anlaşıldı. İlk aşamada ödeme yönelik tedaviler uyguladık. Ödem azaltıldıktan sonra birçok tedavi uygulanacak hatta kornea nakline kadar bir yol izlenebilir. Keratokonus, özellikle ergenlik döneminde başlayabilen ve erken dönemde fark edilmezse hızla ilerleyebilen bir hastalıktır. Bu vaka, keratokonusun çocuk yaş grubunda ne kadar geç fark edilebildiğini ve göz ovuşturma alışkanlığının hastalığın ilerlemesinde ne denli önemli bir rol oynadığını bir kez daha ortaya koymaktadır. Erken tanı konulabilseydi, hastalığın bu kadar ileri evreye ulaşması önlenebilirdi. Aileleri özellikle çocuklarının gözlerini sık ovuşturma, görme ile ilgili şikâyetleri veya gözlük numaralarının hızlı değişmesi durumunda vakit kaybetmeden bir göz hastalıkları uzmanına başvurmaları konusunda uyarmak istiyoruz. Keratokonus erken dönemde tespit edildiğinde görme kaybının önüne geçmek mümkündür.
Haber Tarihi: 26.01.2026
Haber Kaynağı: Sabah Gazetesi