Top Arrow
Quick Appointment Icon
RANDEVU AL
Search Icon
Ara


10 SORUDA GÖZ TANSİYONU - PROF. DR. ÜMİT AYKAN


24.2.2018 Posta

GLOKOM NEDİR? Halk arasında göz tansiyonu olarak bilinir. Artan göz içi basıncının göz siniri hücrelerine zarar vermesiyle ortaya çıkar. Göz siniri hücreleri öldüğü zaman da kalıcı görme kaybına sebep olabilir.

Hastalığın başlangıcında hastalığa ait herhangi bir belirti görülmez. Hastalık ilerledikçe görme sinirini etkiler. Görme siniri çok sayıda lif içeren elektrik kablosu gibidir. Bu lifler farklı alanlardan gelen görüntüleri beyine iletir. Sinir hasar gördükçe görme alanı bozulur. Glokom, birçok hasta tarafından ancak ileri dönemde ve belirgin görme kaybı ortaya çıktığında fark edilebilir. Glokomda görme kaybı oluştuktan sonra geri döndürmek, iyileştirmek mümkün değil. Bu nedenle erken tanı çok önemli.

ÇEŞİTLERİ VAR MI?

Glokomun farklı sınıflandırmaları var. Yaşa göre sınıflanırsa doğumsal, çocukluk dönemi ve erişkin dönemi olarak bahsetmek mümkün. Bunun yanı sıra glokom oluşum mekanizmasına göre, sıvı çıkışının olduğu yerde ön kamara açısının genişliğine ya da darlığına göre de sınıflandırılabilir. Bu tür glokomları açık açılı glokomlar ya da dar açılı glokomlar olarak ayırmak mümkün.

GÖZ TANSİYONU İLE GLOKOM AYNI ŞEY MİDİR?

Glokom tanısı için artık 20 yıl önceki gibi göz tansiyonu yüksekliği aranmıyor. Bu nedenle halk arasındaki göz tansiyonu eşittir glokom görüşü doğru değil.

BELİRTİLERİ NELERDİR?

Glokom açık ya da dar açılı olmasına göre belirtiler değişir. Açık açılı glokom sinsi bir hastalıktır. Hastalarda göz içi basıncı yavaş yükseldiği için görme siniri hasarı da yavaş ilerler. Bu nedenle hastalar ağrı sızı hissetmezler. Dar açılı tip ise daha ani gelişir. Görme kaybı, şiddetli ağrı, kanlanma vardır.

NASIL TEŞHİS EDİLİR?

İlk olarak hastanın göz içi basıncı ölçülür. Görme sinirinde bir hasar olup olmadığı, bu siniri hem yapısal hem de fonksiyonel açıdan değerlendiren testler yapılarak araştırılır. Görme sinirindeki hasarın araştırıldığı en eski yöntem görme alanı testidir. Görme siniri tomografisi ve retina tomografisi olarak bilinen optik kohorenstomografi daha yeni ve ileri teşhis yöntemleridir. Glokom hastalığının en kötü tarafı görme alanı daraldığında bunu tekrar genişletmenin maalesef mümkün olmamasıdır. Dolayısıyla kronik basit glokom hastalığı teşhisi, görme sinirindeki hasarın ilerlemesine engel olunması açısından son derece önemlidir. Yoksa o ana kadar gelişen hasan geri döndürmek mümkün değildir.

KİMLER KONTROLDEN GEÇMELİ?

Glokom her insanda, her yaşta ortaya çıkabilecek bir hastalık. Özellikle 35 yaştan sonra herkeste glokom olabilir. Ancak ailede glokomu bulunanlarda, şeker hastalığı olanlarda ve miyoplarda risk daha fazladır. Bu nedenle 35 yaşında ve daha sonra 40 yaşında herkesin göz muayenesinin yapılması, risk bulunanlarda ise yılda bir kez kontrol edilmesi gereklidir.

TEDAVİ SEÇENEKLERİ NELER?

Glokomun tedavisi ilaç, lazer ve cerrahi olmak üzere 3 ana başlıkta toplanır. Açık açılı glokomun tedavisi çoğunlukla öncelikle göz damlalarıyla yapılır. Bazı vakalarda ağızdan alınan haplar da önerilir. Ancak bu tür ilaçlar yan etkileri fazla olduğu için uzun süre kullanılamazlar. Ağızdan alınan haplar göz içi basıncı çok yüksek olan ve ameliyat için birkaç gün beklemesi gereken hastalarda görme sinirinin hasar görmemesi amacıyla da kullanılabilir.

NASIL TEDAVİ EDİLİR?

Öncelikle hastanın göz tansiyonunu ya gözdeki sıvının üretimini kısarak ya da çıkışını artırarak düşürürüz. İkisi için de ilaçlar var. Bu ilaçlar, her gün belirli aralıklarla alınan ve de hayat boyu kullanılan ilaçlardır.

AMELİYAT NE ZAMAN UYGULANIR?

İlaç tedavisine rağmen hastanın göz tansiyonu düşmüyor ve görme alanı daralıyorsa ameliyat uygulanır. Ameliyatla gözün beyaz kısmında bir tane delik açıyoruz. Dışarıdan görünmeyecek kadar küçük olan bu delikle gözün içerisindeki fazla sıvıyı oradan tahliye ediyoruz.

LAZER UYGULANIYOR MU?

Glokom tedavisinde uyguladığımız üçüncü yol lazer yöntemidir. Lazer yöntemi birkaç şekilde uygulanır. Birincisi, çıkışı artırmak üzere delikçikleri açmak için uygulanır. İkincisi, gözün sıvı üretimini kısmak için dışarıdan uygulanan lazerdir. Tüm bu tedavi yöntemlerinde amaç görme alanını muhafaza etmektir. Çünkü kaybedilen sinir hücresini tekrar yenilemeniz mümkün değil.

    40

  • BASINDA BİZ

  • 50

  • ETKİNLİKLER

Left Arrow
Right Arrow