Top Arrow
Quick Appointment Icon
RANDEVU AL
Search Icon
Ara


DARÜŞŞAFAKA ÖĞRENCİLERİ, DÜNYAGÖZ HASTANESİ’NDE KERATOKONUS TARAMASINDAN GEÇİRİLDİ


24.6.2014

Darüşşafaka Eğitim Kurumlarında 3 yıldır İngilizce öğretmenliği yapan Dominic Brassington’ın öğrencisinin gözünde fark ettiği sorun, tüm öğrencilerin keratokonus taramasından geçirilmesinin başlangıcı oldu.

Ahmet’in gözleri arkadaşlarının riskini gördü

Darüşşafaka Eğitim Kurumları’nda 822 öğrencinin göz kontrolleri ile tamamlanan keratokonus taraması, geçtiğimiz yıl Dominic Brassington’ın öğrencisi Ahmet Erdal’ın az görme sorununu fark etmesi ile başladı. Dünyagöz Hastanesi Refraktif Cerrahi ve Keratokonus Departmanı Şefi Opr. Dr. Efekan Çoşkunseven, Ahmet’in göz kontrollerinin ardından her iki gözünde ileri seviyede keratokonus olduğunu teşhis etti. Gözdeki saydam tabaka, korneanın incelmesi ve sivrileşmesi olarak bilinen keratokonus teşhisi, Ahmet için yeni bir sürecin başlangıcı olurken, okul arkadaşlarının göz sağlığı konusunda başlatılan taramanın da çıkış noktası oldu. 15 yaşında erken teşhis aşamasında olmasına karşın, başta genetik nedenler olmak üzere gözünde alerji ve buna bağlı kaşınma ile ileri seviyede keratokonus teşhisi konan Ahmet için artık tek çözüm, her iki gözü için kornea nakli. Kornea nakli için bekleme sürecine olan Ahmet, hastalığının yüksek oranda ilerlemiş olması nedeni ile sol gözüne Corneal Cross Linking(CCL) tedavisi uygulanabildi. Ancak sağ gözünde korneanın yüksek oranda incelmesi CCL tedavisine de imkan sağlamadı. Ahmet için bu bekleme sürecinde her iki gözüne de görmesini sağlayan son teknoloji ile geliştirilmiş Hybrit Clear Kone lensi takıldı.

Ahmet’e kontrollerinin ardından konulan teşhis, Türkiye’nin ilk Keratokonus Merkezi’ni 2006 yılında açan Dünyagöz Hastanesi’nin bu konuda uzman hekimi Op. Dr. Efekan Coşkunseven’i harekete geçirdi. Darüşşafaka Eğitim Kurumları müdürü Refik Kıvanç’ın da desteği ile 2009 Mart ayında okulun diğer öğrencileri arasında başlatılan keratokonus taraması 13 ayın sonunda tamamlandı.

Dünyagöz Hastanesi’nin başlattığı keratokonus taraması bilimsel çalışmalara katkı sağlayacak

Yapılan Keratokonus taraması ile Darüşşafaka Eğitim Kurumlarında okuyan 822 öğrenci, bu hastalığa ilişkin erken teşhisin konması ve gerekli önleyici tedavilerin uygulanması için testlere tabi tutuldu. Her gün yaklaşık 12 öğrenci Dünya Göz Hastanesi bünyesinde bulunan Keratokonus Merkezine getirilmesi ile uygulanan tarama kapsamında dünyanın kullandığı ileri teknolojiye sahip cihazlarla öğrencilerin göz numaraları ölçümü (Otorefraktometre), göz içi basınçları (Pnomotonometre), korneanın ön/arka yüz tipografi ve kalınlık haritası (orbscan topografi), keratokonus indeksleri olan topografileri (topolyzer topografi) ve kornea kalınlıkları (ultrasonografik pakimetri) ölçümleri gerçekleştirildi.

9-18 yaş aralığında 822 çocuğun taramaları sonucunda; 9 öğrencinin belirgin keratokonus riski taşıdığı tespit edildi. Ayrıca 41 öğrencinin dik kornea ve 10 öğrencinin ince kornea nedeni ile risk taşıdığı teşhis edilerek, sürekli takip edilmesi gerektiği belirlendi. Taramada ortaya çıkan diğer bir sonuç ise keratokonus riskine zemin hazırlayan alerji ve kaşıntı durumunun çocuklarda sıkça görülmesi oldu.

Geç Teşhis edildiği takdirde halk arasında göz nakli olarak bilinen kornea nakli gibi son derece ciddi ve çocukluk yaşlarında komplikasyon oranı yüksek olan bir tedavi ile sonuçlanabilecek keratokonus hastalığının görülme sıklığı ve alınan ortalama değerler, bu konuda araştırmaları ve makaleleri yayınlanan Op. Dr. Efekan Coşkunseven tarafından, bilimsel bir çalışmaya da zemin oluşturdu. Dünya genelinde 2 binde bir görülen keratokonus için tarama sonucunda ortaya çıkan bulgular, yakın dönemde Dr. Coşkunseven tarafından akademik dünyaya sunulacak.

Dünyagöz geleceğin gözlerine sahip çıkıyor

Darüşşafaka Eğitim Kurumları’nda 822 öğrencinin taraması ile başlayan çalışma, Dünyagöz Hastanesi’nin “Türkiye’nin göz sağlığına sahip çıkıyoruz!” anlayışı ile özellikle burslu öğrenci oranı yüksek okulları da kapsamına alarak, genişleyerek sürdürülmeye devam edecek. Geç kalındığı takdirde kornea nakli gibi ciddi ameliyatlara gerek duyulan keratokonus için erken teşhis geleceğin büyüklerinin göz sağlığı için önem taşıyor. Bu nedenle taramalar kapsamında sayı fark etmeksizin teşhisin ve tedavinin erken dönemde başlaması; bu çalışmanın en büyük hedefini oluşturuyor.

Riski tespit edilen öğrencileri sahiplenen Dünyagöz, Darüşşafaka’da gerçekleştirilen tarama sonrasında belirgin keratokonus riski tespit edilen 9 öğrencinin tekrar muayenelerinin yapılması ve gerektiği taktirde tedavilerinin gerçekleştirilmesini, takibi gereken öğrencilerin ilk sene 3 ay, daha sonra 6 ay aralıklarla 2 yıl boyunca takibini üstleniyor.

Keratokonus Nedir?

Keratokonus, gözün en önde bulunan saydam tabaka, korneanın incelmesi ve sivrileşmesi sonucunda ortaya çıkmaktadır. İleri dönemde tespit edilememesi durumunda, kornea nakline kadar uzanan ciddi göz sağlığı sorunlarına neden olan keratokonusa, genetik yatkınlığın yanı sıra gözün sıkça ovalandığı alerjik hastalıklar da neden olabiliyor.

1986 yılında Amerika’da yapılan bir araştırmaya göre1 dünyada 2 binde bir görülme oranı olduğu açıklanan keratokonus hastalığı için bugün aynı oranlardan bahsetmek mümkün olmuyor. Tıbbın her alanında olduğu gibi göz sağlığında da gelişen teknoloji ile uygulanan topografik yöntemler sayesinde bu hastalığın çok daha yüksek sayıda görülme oranına sahip olduğu biliniyor. Özellikle sıcak bölgelerde yaşayan toplumlarda görülme sıklığı yoğunlaşan keratokonus hastalığında oranlar her geçen yıl artmaya devam ediyor.

Genellikle ergenlik döneminde başlayan ancak, 20’li yaşlarda fark edilebilen keratokonusun erken teşhisi için ailelere büyük görev düşüyor. Devamlı değişen gözlük numaraları, ilerleyen miyopi ve astigmat, gözlüğe rağmen düşük görme düzeyi, her doktordan alınan farklı gözlük reçeteleri ve kaşıntı hissi ile gözü aşırı ovalama bu hastalığın ilk aşamada fark edilmesini sağlayan belirtiler arasında yer alıyor. 20 ile 40 yaş aralığında ilerleme hızı artan daha sonra durağan döneme geçen keratokonusun 20’li yaşlardan fark edilmesinin en belirgin nedeni ise bu yaşlarda gözde kırma kusurlarını ortadan kaldıran lazer uygulamalarında gerekli olan uygunluk testleri oluyor. Keratokonus teşhisinde de kullanılan korneanın topografik ve kalınlık haritalarının çıkarılması gibi son derece basit kontrollerin uygulandığı lazer uygunluk testlerinde tespit edilen durum için kimi zaman geç kalınmış olabiliyor. İlerleyen miyopi ve astigmat, kornea incelmesi ve sivrileşmesi ile belirti vermeye başlayan keratokonus hastalığına, basit testlerle dahi erken dönemde teşhis konulabiliyor. Hastalığın erken teşhis edilmesi durumunda Corneal Cross Linking (CCL) yöntemi ile korneaya 30 dakika süre ile vitaminin ve Ultra Viole Işığı uygulanması ile rahatlıkla tedavi edilebiliyor.

Ailesinde daha önce keratokonus öyküsü olan kişiler en önemli risk grubunu oluşturuyor. Korneanın ana yapısını oluşturan kollojende yapısal bozulmayı tetikleyen bazı genlerin varlığı ve özellikle çocukluk döneminde gözün sıkça ovalandığı alerjik göz hastalıkları bu hastalığın ilerlemesini yol açıyor.

Yanlış Lazer Uygulaması Keratokonusa Neden Olabilir

Hastalığın erken dönemlerinde durumun farkında olmayan ancak miyopi veya astigmat şikâyetlerinden kurtulmak için lazer uygulaması için göz hekimine başvuran kişiler, gerekli lazer uygunluk testlerinden geçirilmediği durumlarda ciddi riskle karşı karşıya kalıyor.

Lazer uygulaması öncesinde gerekli olan topografik tektiler ve diğer özel kontrollerde, keratokonus tespit edilebilir. Bu tetkikler uygulanmadan veya detaylı incelenmeden yapılan excimer lazer ameliyatları, sonrasında korneada incelmeyi arttıracağından keratokonus hastalığının daha hızlı ilerlemesine neden olabiliyor.

Op. Dr. Efekan Coşkunseven

Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi mezunu olan Op. Dr. Efekan Coşkunseven halen başhekimliğini yürüttüğü Dünyagöz Etiler Hastanesi’nde 14 yılı aşkın süredir görev yapıyor. Dünyagöz Hastanesi bünyesinde olup halen Refraktif Cerrahi Bölüm Direktörlüğü ve Etiler Merkez Hastanesi Başhekimliği görevini sürdürmektedir. Katarakt - Refraktif Cerrahi ve özellikle Keratokonus Hastalığı konusunda uzmanlık alanını geliştirmiştir. Keratokonus hastalığı ve tedavisi konusunda bir çok ilklerde imzası bulunmaktadır. 2004 yılında Türkiyede ilk İntralase kullanımı, İntralase ile Halka tedavisi ve 2006 yılında Türkiyede ilk CCL tedavisini gerçekleştirmiştir. Dünyagöz Hastanesi bünyesindeki Türkiye’deki ilk ve tek Keratokonus Merkezinin kurucusudur. Yine bir ilk olan ClearKone ve CCL sonrası TopoLazer tedavilerine 2009 yılında başlamıştır. Keratokonuste Üçlü tedavi yöntemi ile Amerkada en iyi çalışma ödülüne Layik görülmüştür. Keratokonus hakkında çok sayıda uluslararası yayın, davetli konuşmacı ,kursiyer ve oturum başkanlığı gibi çalışmaları bulunmaktadır.

    20

  • HABERLER

  • 0

  • KURUMSAL YAYINLARIMIZ

  • 70

  • BASINDA BİZ

  • 20

  • BİYONİK GÖZ

Left Arrow
Right Arrow