Top Arrow
Quick Appointment Icon
RANDEVU AL
Search Icon
Ara


RENKLERDE SOLUKLAŞMA KATARAKT HABERCİSİ


5.1.2016

Her zaman kullanılan gözlüğe rağmen görmede yavaş yavaş azalma, gece ışıklarda dağılma, renklerde soluklaşma katarakt habercisi olabilir.

Genellikle 50 yaşından sonra ortaya çıkan katarakt bulanık görme, gece ışıklarda dağılma, göz yorgunluğu ve baş ağrısı gibi şikayetlere yol açıyor. Damla ya da gözlükle tedavi edilemeyen kataraktın tek çözümü ameliyat.

Dünyagöz Etiler’den Op. Dr. Efekan Coşkunseven anlattı:

Katarakt nedir?

Katarakt gözün renkli kısmı irisin arkasında bulunan şeffaf lensin saydamlığını kaybetmesidir. Lens, uyum yapabilen, saydam bir dokudur. Kornea ve saydam lensten kırılarak geçen ışık retinaya ulaşır. Retina alıcı görevi yaparak gelen bilgileri beyne ulaştırır. Beyindeki görme merkezi bize karşımızdaki nesnenin görüntüsünü verir. Eğer lens buzlu cam görüntüsündeyse yani saydamlığını kaybetmişse ışığın tamamı lensten geçemez ve retinada tam olarak odaklanamaz. Bunun sonucunda beyin nesneyi tam olarak algılayamadığından bulanık bir görüntü elde edilir. Sağlıklı genç bir lens elastiktir. Yakın cisimler için kalınlaşır, uzak cisimler için ise incelir. Bu özellik yakını ve uzağı net görmemizi sağlar. Yaşla lenste elastikiyet azalır bu nedenle sadece uzakta iyi bir görüş elde edilir. Yakın için ise gözlüğe ihtiyaç duyulur. Bu tür değişiklikler yaşlanmanın doğal sonuçlarıdır. Nasıl fotoğraf makinesinin lensi lekeli ya da çizildiğinde fotoğraf bulanık olursa, insan gözünde katarakt sonucu lens saydamlığını yitirir. Bu da görüntüyü bulanıklaştırır ve hastalarda görmede bozukluklara neden olur. Mesela katarakt gelişirken yakını göremeyen kişi yakını daha iyi görür hale gelebilir.

Bir yaşlılık hastalığı mı?

Genellikle yaşlılıkta görülür. 60 yaş ve üzerinde görülme oranı yaklaşık yüzde 20-30’dur. Yaş arttıkça görülme sıklığı artar. Ama katarakt yaşlılığın doğal bir sonucu değildir. Göz merceğinin yaşlanması bazılarında daha abartılı yaşanır. İlerleyen yaşla birlikte tüm vücudumuzda olduğu gibi göz merceğinde de yaşlanma meydana gelir. Yaşlanan mercek bazı özelliklerini kaybeder. Gözün içerisinde doğuştan var olan lensin yapısı protein ve sudan oluşur. Proteinin özel dizimi, lensin saydam ve ışığı geçirebilir özellikte olmasını sağlar. Yıllar geçtikçe küçük protein molekülleri yığılmaya başlar ve sonunda lens saydamlığını kaybeder. Bu bulanıklık ışığı geçiremeyecek kadar bütün lensi kapladığında olgunlaşmış katarakt oluşur.

Katarakt birdenbire mi olur?

Katarakt genelde yavaş ilerler. Katarakt az olduğu zaman görmede herhangi bir farklılık hissedilmeyebilir. İlerledikçe net görme kaybolmaya başlar. Bazılarında katarakt zamanla ilerlediğinde hastalar yakını daha iyi görmeye başlarlar. Bu durum geçicidir. Bütün kataraktlar aynı şekilde olmaz. Genelde katarakt bütün lensin bulanıklaşması şeklinde olur. Diğerlerinde ise sadece bir bölümde oluşup sonra lensin diğer bölümlerine yayılmaya başlar. Kataraktın gelişmesi yıllar alırken, bazı durumlarda ise birkaç ay sürebilir.

 Tamamen görme kaybı olabiliyor mu?

Görme kaybı yavaş başlar. En iyi görmeyi yüzde 100 diye değerlendirirsek, katarakt oluştuğu zaman bu oran yüzde 10’a düşebilir. Ama bu kataraktın derecesine göre değişiyor. Bazen görme kaybı yüzde 90’da da kalabilir. 6 ayda ya da bir yıl içinde görme giderek azalır. Hasta hangi noktada bunu yakalamışsa hastaneye gelir. Bazıları erken fark ediyor, bazıları da gözlük numarası için geldiğinde gözünde katarakt olduğunu öğreniyor.

Katarakt dışarıdan fark edilebilir mi?

Eğer çok ilerlemişse görülebilir. Normalde dışarıdan baktığımız zaman kişinin gözbebeği siyahtır. Ama kataraktlı kişide puslu bir görüntü oluşur. İki göz bebeği arasındaki fark da açıkça görülür. Eskiden bu duruma daha sık rastlanıyordu. Şimdi böyle görüntülere pek rastlamıyoruz. Herkes erken dönemde kataraktı FARKEDİP ameliyat oluyor.

Kataraktı artıran etkenler var mı?

Diğer göz rahatsızlıkları, şeker, gibi bazı hastalıklar kataraktın ortaya çıkışını kolaylaştırabilir. Yine yüksek miyopisi olanlarda katarakt daha fazla görülür. Göz tansiyonu olanlarda, çiftçiler gibi ışığa maruz kalanlarda katarakt kolay ortaya çıkıyor. Isı da katarakt üzerinde önemli rol oynuyor. Fırıncılarda, demir dövme işiyle uğraşanlarda, ya da aşırı ısıya maruz kalan mesleklere sahip olanlarda katarakta sık rastlanıyor. Yapılan araştırmalara göre kadınlarda ve siyahilerde katarakt daha fazla görülüyor.

Katarakt genetik mi?

Bazı ailelerde katarakt erken yaşlarda ortaya çıkabilir.

Göze darbe gelmesi katarakta neden olabilir mi?

Evet. Göze gelen herhangi kuvvetli bir travma önemli bir katarakt nedeni. İğne, çivi, diken batması gibi kuvvetli bir travmanın hemen arkasından katarakt gelişebilir. Bu da her yaşta olabilir. Travmanın şiddetine göre etki değişebilir. Eğer travma büyükse katarakt hızla büyüyebilir.

Katarakt tek gözde mi olur?

Genelde çift tarafta olur. Bazılarında bir gözde çok ileri diğerinde daha geri olabiliyor. Başlangıç aşamasında olan gözün ilerlemesi üç ay da üç sene de sürebiliyor. Ama diğer gözde ömür boyu hiçbir sorun çıkmayabilir de. Ancak şöyle bir oran verebiliriz: Yaşlılığa bağlı kataraktın yüzde 80’i çift taraflıdır.

Nasıl teşhis edilir?

Görmelerinin değişmesi şikayetiyle başvuran hastaları muayene ediyoruz. Gözün bütün bölümlerini önden arkaya doğru değerlendiririz. En önde kornea dediğimiz cam tabaka, onun arkasında da göz merceği dediğimiz bölümü inceleriz. Gözün renkli kısımlarını özel ilaçlarla genişlettikten sonra, göz merceğini detaylı olarak muayene ederiz. Hastalardaki görme azlığının nedeni neyse araştırıyoruz. Lenste değişiklik varsa, bunun katarakt olup olmadığına karar verip ona göre hastayı tedaviye yönlendiriyoruz.

Teşhis ne kadar sürüyor?

Hasta bize geldiğinde yaklaşık bir saatlik muayene sonrasında teşhisi koyarız. Ancak başka hastalıklar da fark ettiysek o zaman teşhis süresi uzayabilir. Ameliyat kararı alındığında hastadan bazı tahlilleri yaptırması istenir..

Kataraktta tek tedavi seçeneği ameliyat mı?

Evet. Hastalar sık sık şu soruyu sorar: ‘Damla, güneş gözlüğü kullansam kataraktımın ilerlemesini durdurabilir miyim?’ Maalesef dünyada kataraktı durdurabilecek hiçbir yöntem yok.

Bu belirtiler varsa doktora

En önemli belirtisi hastanın görme fonksiyonlarında değişiklik. Bu uzağı görememe, yakını görememe şeklinde olabilir. Ya da daha önce kullandığı gözlüklerle net görememe biçiminde ortaya çıkabilir. Hasta baktığı yerde gölgeler görür, renkleri ayırt edemez. Renkler zor veya soluk olarak algılanır; özellikle mavi renkte hasta sorunlar yaşar. Geceleri bazı hastaların şikayetleri daha da artar; görmede zorluk veya gece görme bozukluğu daha belirgindir. Özellikle geceleri araba kullananlarda ışıklar etrafında renkli halkalar oluşur. Ayrıca çift görme, şekilsiz ve bulanık görme, kontakt lens veya gözlük numaralarının sık sık değişmesi, derinlik hissinin kaybı, göz yorgunluğu ve baş ağrısı gibi belirtileri var. Bir de baktığı yerde siyah lekeler, gölgeler görme gibi şikayetler bize kataraktı düşündürebilir.

Her hasta mutlaka Ameliyat olmalı mı?

‘Yüzde 10 gören katarakt ameliyatı olmaz’, ‘Yüzde 50 gören katarakt ameliyatı olur’ gibi bir yaklaşım içine giremeyiz. Katarakt ameliyatı hasta ve doktorun ortak kararıyla verilir. Biz hastaya şunu deriz: “Sizin gözünüzde katarakt var. Bunu ameliyat edebiliriz. Ama önemli olan kataraktın sizin yaşamınızı etkilemesi.” Bu nedenle önemli olan kataraktın kişinin araba kullanmasını, gazete okumasını engellemesi. Bazılarında sadece yüzde 10 görme sorunu olsa bile günlük hayatı etkilenebiliyor. Bazılarında da yüzde 50 görme sorunu olmasına rağmen ‘Benim hiç şikayetim’ yok diyebilir. Yani katarakt kişinin günlük yaşantısını etkiliyorsa görme derecesinin önemi yok. Şikayeti varsa ameliyat edilebilir.

Gebelikte enfeksiyon bebekte katarakt nedeni

Doğumsal nedenlerle katarakt ortaya çıkabilir mi?

Evet. Mesela bebeklerde doğumdan sonra bir yaş civarında oluşan bir katarakt türü var. Ancak bebek kendini ifade edemediği için genellikle katarakt fark edilmez. Bu nedenle ailenin uyanık olması çok önemli. Bebeklerde görülen kataraktın en önemli belirtisinden  biri de şaşılıktır. Birçok katarakt vakası bize şaşılık şikayetiyle getirilir. Yetersiz gören göz hemen içe ya da dışa doğru kaymaya başlar. Çocukluk döneminde görülen şaşılık ‘Büyüyünce geçer’ diye hafife alınıyor. Oysa bu yaklaşım çocukta geri dönüşümsüz bir görme kaybına neden olabilir. Çünkü katarakta bağlı göz kayması gözde hemen tembellik oluşturur. Tembellik gelişen bir göze en iyi ameliyatı dahi yapsanız çocuğun iyi görmesini tekrar sağlayamıyoruz. Bu nedenle ne kadar erken tedaviye başlanır ve katarakt ortadan aldırılırsa tembellik o kadar erken tedavi edilir. Göz tembelliğini ortadan kaldırmak için sağlam gözü kapatıp, tembel olanın çalışmasını sağlıyoruz. Bu da çok güç uğraşlar sonucunda oluyor. Hiçbir zaman da tembel gözü eski göz seviyesine getiremiyoruz. Ameliyat edilme zamanına bağlı yüzde 10-30 civarında bir görme sağlıyoruz. Bu nedenle katarakt varsa mümkün olan en kısa sürede ameliyat edilmesi lazım. ‘Bekleyelim, çocuk daha çok küçük’ diye bir seçeneğimiz yok. Şu andaki anestezi ve ameliyat teknikleriyle bir aylık bebeği de 100 yaşındaki kişiyi de başarıyla ameliyat edebiliyoruz.

Bebeği olan aileler için uyarıcı belirtiler neler?

Gözlerde kayma önemli bir belirti. İki göz bebeğinin renginin birbirinden farklı olması da ciddi bir belirti. Mesela gözlerden biri diğerine göre daha az parlaktır. Eğer katarakt çok yoğunsa bebeğin gözü bembeyaz olabilir. Fotoğraflarda görülen gözbebeğinin kırmızı renginin iki göz arasında farklı olması da belirtilerden biri.

Peki doğumsal kataraktın nedenleri neler?

Annenin gebelik sırasında geçirdiği enfeksiyonlar, gebeliğin farkında olunmadan kullanılan bazı ilaçlar katarakta yol açabilir. Bazen hiçbir neden olmasa da doğumsal katarakt gelişebilir.

Doğuştan kataraktın tedavisi farklı mı?

Eğer kataraktı iki yaşından önce tespit etmişsek göze mercek koymuyoruz. Normal büyüklüğüne ulaşmadığı için göze mercek koysak bile 3-4 yaşına geldiğinde o mercek çocuğa yetmiyor. İki yaşından sonra yaptığımız ameliyatlar yetişkinlerinkiyle aynı. Yalnız çocuklarda genellikle göze dikiş koyuyoruz. Çünkü çocuklar elini gözüne daha rahat götürüp, kontrolümüz dışında hareket yapabilir. Bu da yaranın açılmasına neden olabilir.

Katarakta 15 dakikada veda edebilirsiniz.


Kataraktın ilaçla tedavisi yok. Ancak ameliyatlar 15 dakika gibi kısa bir sürede lazer yardımıyla yapılabiliyor. Ameliyatta kullanılan özel mercekler sayesinde hastalar hem katarakttan hem de yakın ve uzağı görme sorunundan kurtulabiliyor

Kataraktın tedavisi nasıl yapılıyor?

Kataraktın ilaçla tedavisi yok, tek tedavisi cerrahidir. Ameliyatta FAKO denen bir yöntem kullanılıyor. Halk arasında lazer diye bilinen bu teknikte aslında yapılan işlem lazer değil. Bu tedavinin özelliği şu: Yaklaşık 2-2.5 milimetrelik bir kesiden göz içine giriliyor. Özel ses dalgalarıyla çalışan bir aletle gözün içinde saydamlığını kaybetmiş, sertleşmiş katarakt parçalanıyor. Daha sonra Fako cihazının probu ile parçalanan lens parçaları emiliyor. Bu işlemden sonra içi boşalmış bir kese kalıyor. Bu keseye katlanabilir, özel mercekler yerleştiriliyor. Dikişsiz olarak sonlandırılan Fako yönteminin en büyük avantajı erken dönemde görme netliğini sağlamasıdır. İki yıldır hastanemizde başlayan Lazer Fako yönteminin geleneksel Fako yöntemine göre birçok üstünlüğü var

Göze dikiş atılıyor mu?

Ameliyatların yüzde 99’unda göze dikiş konulmuyor.

Göze yerleştirdiğiniz mercek nasıl bir şey?

Yaklaşık 6 milimetre çapında, yumuşak, katlanabilir bir kontakt lens gibi.

Ameliyatta hangi anestezi yöntemini kullanıyorsunuz?

Üç çeşit anestezi yöntemi var: Genel anestezi, lokal anestezi ve damla anestezi. Hastalarımızın yüzde 90’ında çok pratik bir yöntem olan damla anestezi kullanılıyor. Bu anestezi türünde yapılan tek şey damla damlatarak gözün uyuşmasını sağlamak. Bazı hastalarda gözün etrafına birkaç tane iğne yaparak uygulanan lokal anestezi tercih ediliyor. Daha genç hastalara da genel anestezi uygulanabiliyor.

Ameliyat ne kadar sürüyor?

Normal bir FAKO ameliyatı yaklaşık 15-20 dakika sürüyor. Ama hastaların en az yarım günlerini ayıracak şekilde hastaneye gelmeleri gerekiyor. Çünkü ameliyat öncesinde göz hücrelerinin ölçülmesi, mercek numarasının belirlenmesi, göz bebeğinin ilaçlarla genişletilmesi, kan tetkiklerinin yapılması gibi birçok işlemin tamamlanması gerekiyor. Gerektiğinde de bazı müdahalelerde bulunuyoruz. Örneğin şekeri yüksek olan birinin şekeri normal seviyelere getiriliyor.

Ameliyat lazer yardımıyla yapılabiliyor mu?

Femto saniye lazer teknolojisi ile katarakt ameliyatlarında yeni bir dönem başladı. FEMTOSANİYELAZER KATATARAKT CERRAHİSİ dediğimiz bu yöntemde ; gelişmiş teknolojiler ve görüntüleneme yöntemleri kullanılıyor. Böylece kataraktın belli aşamaları daha hassas ve güvenli bir şekilde yapılabiliyor. Bu yöntemde gözün kornea tabakasının kesilmesi, göz merceğinin ön zarının kusursuza yakın yuvarlaklıkta kesilmesi ve katarakt oluşmuş merceğin göz içinde parçalanması işlemleri lazerle yapılıyor. Saydığım üç aşamanın lazerle yapılması bize, bu işlemlerin daha hassas ve daha düzgün yapılmasını sağlıyor. Ayrıca femto saniye lazer yardımlı katarakt ameliyatlarında ultrason enerjisinin kullanım oranı azalıyor. Bu da ameliyat sırasında gözde istenmeyen hasarların ortaya çıkma riskini azaltıyor. Bu şekilde hassas olarak yapılan ameliyatlar sonrasında klasik fako ameliyatlarında da olduğu gibi, göz içine takılan özel merceklerle kataraktın yanı sıra miyop, hipermetrop, astigmat gibi sorunlar da daha hassas olarak düzeltilebiliyor. Özellikli lens dediğimiz yakın-uzak görmeyi sağlayan multifokal lensler, astigmatı da düzeltebilen Torik lensler konulacak hastalarda lens kapsülünün lazer ile düzgün yuvarlaklıkta ve santralizasyonda kesilmesi ameliyattaki başarıyı etkileyen en önemli noktalardan biridir. Hastaların uzak ve yakın gözlüklerine olan bağımlılıkları azaltılabiliyor.

Neden FEMTOSANİYELAZER KATATARAKT CERRAHİSİ ni öneriyorsunuz?

Bıçaksız Katarakt ameliyatı olarak da adlandırılan bu yöntemde; Femtosaniye lazer teknolojisi sayesinde mm nin binde biri hassasiyetinde Korneada cerrahın eli ile Bıçak yardımı ile yaptığı kesiler dijital bir ortamda kusursuza yakın 2-3 saniye gibi kısa sürede gerçekleştiriliyor. Yine kapsülde düzgün bir yuvarlak kesinin yapılması bu kesinin büyüklüğü, şekli ve santralizasyonu tümüyle bilgisayar kontrolünde yaklaşık 3 saniyede kurusuza yakın oluşturuluyor. Son olarakda çok sert katarakt da dahi kataraktin küp küp istenilen büyüklerde kesilip parçalanması cerrah için kataraktın emilmesinde kolaylık  sağladığı gibi göz içi dokularındaki hasarı da minimuma indiriyor. Cerrah isterse korneada astigmatik kesileri saniyeler içerisinde oluşturabiliyor. Özellikle artık katarakt cerrahisinde hastalar gözlüktende kurtulmak istiyor bu yüzden bu ameliyatlar artık REFRAKTİF KATARAKT CERRAHİSİ olarak adlandırlıyor. Bu açıdan bakıdığında hem katarakt tan hemde gözlükten kurtulmak isteyen hastalarda FEMTOSANİYELAZER KATATARAKT CERRAHİSİ faydaları öenmli olmaktadır.

Ameliyattan sonra yasaklar var mı?

Birinci hafta göze sabunlu su kaçırılmamasını, kirli elle dokunulmamasını, gözün kuvvetli ovulmamasını öneriyoruz. Ameliyat sonrasında göz sulanmaları olabilir. Bu suyun göze yakın bir yerden değil de, yanaktan silinmesi gerekiyor. Bir hafta boyunca hasta banyo yapamıyor. Ancak boyundan aşağısını yıkayabiliyor. Ya da saçlarını geriye atıp kuaför usulü saçlarını yıkayabiliyor.

Hasta ilaç kullanmak zorunda mı?

Ameliyattan sonra yaklaşık bir ay süreyle üç çeşit damla veriliyor. Birinci hafta 5, ikinci hafta 4, üçüncü hafta 3, dördüncü hafta iki defa olmak üzere damla kullanması öneriliyor.

Ameliyattan sonra görme ne kadar düzeliyor?

Görmenin artışı göz arkasının yani makula(sarı noktanın) kabiliyetine bağlı. Hastanın ameliyat öncesi görmesi çok düşükse, örneğin yüzde 10’a düşmüşse hasta ertesi gün çok mutlu oluyor. Çünkü görmesi yüzde 60-70’lere kadar çıkıyor.

Hasta gözlük kullanmak zorunda mı?

Evet. Ama bunun için gözün tamamen iyileşmesini bekliyoruz. Bu süre de bir ay. Katarakt ameliyatı olanlar mutlaka yakın gözlüğü kullanmak zorunda. Ancak son dönemlerde özel bazı mercekler çıktı. Bunlar hem yakını hem de uzağı gösterebiliyor. Dolayısıyla hasta ameliyattan sonra yakın ve uzak gözlüklerinden kurtuluyor. Ancak bu mercekleri de her hastaya takamıyoruz. Göz yapısı uygun olan hastalara takabiliyoruz. Uygun hastalarda yüzde 80-90 oranında gözlüksüz günlük rutin işler yürütülüyor. Örneğin hasta rahatça televizyon izleyebiliyor, gazetesini okuyabiliyor. Bu mercekleri kullanan hastalarımızın büyük bölümü memnun.Ancak hasta seçimi çok önemli örneğin Diabetik retinal patolojleri başlamış bir hastaya uygulayamıyoruz. 

Peki iki göze aynı anda ameliyat yapabilir mi?

Ben iki göze aynı anda katarakt ameliyatı yapmıyorum. Binde bir de olsa gözde enfeksiyon riski vardır. Bu nedenle en erken 2-3 gün arayla diğer göze ameliyat yapıyorum.

Kataraktın tekrar oluşması mümkün mü?

Ameliyat sırasında kataraktın içi boşaltılıyor ama torbanın arka zarı yerinde bırakılıyor. Bu arka zar zamanla, özellikle hasta gençse, saydamlığını kaybediyor. Normalde saydam bir cam gibi olan bu arka zar, buzlu cam gibi olabiliyor. Bu tamamen hastanın yapısıyla ilgili bir durum. Bu durumda hastaya cerrahi bir müdahale yerine, özel bir lazer tedavisi uygulanıyor. 2 dakikalık bir lazer tedavisiyle saydamlığını kaybetmiş olan kısım temizleniyor, böylece hasta eskisi gibi görebiliyor.

    20

  • HABERLER

  • 0

  • KURUMSAL YAYINLARIMIZ

  • 70

  • BASINDA BİZ

  • 20

  • BİYONİK GÖZ

Left Arrow
Right Arrow