Top Arrow
Quick Appointment Icon
RANDEVU AL
Search Icon
Ara


KATARAKT AMELİYATINDA TEKNOLOJİ NE KADAR ÖNEMLİ?


25.9.2016

Genellikle 50 yaşından sonra ortaya çıkan katarakt bulanık görme, gece ışıklarda dağılma, görmede yavaş yavaş azalma, renklerde soluklaşma gibi şikayetlere yol açıyor. Damla ya da gözlükle tedavi edilemeyen kataraktın tek çözümü ameliyat.

Dünyagöz Etiler’den Op. Dr. Efekan Coşkunseven anlattı:

Katarakt nedir?

Katarakt gözün renkli kısmı irisin arkasında bulunan şeffaf lensin saydamlığını kaybetmesidir. Lens, uyum yapabilen, saydam bir dokudur. Kornea ve saydam lensten kırılarak geçen ışık retinaya ulaşır. Retina alıcı görevi yaparak gelen bilgileri beyne ulaştırır. Beyindeki görme merkezi bize karşımızdaki nesnenin görüntüsünü verir. Eğer lens buzlu cam görüntüsündeyse yani saydamlığını kaybetmişse ışığın tamamı lensten geçemez ve retinada tam olarak odaklanamaz. Bunun sonucunda beyin nesneyi tam olarak algılayamadığından bulanık bir görüntü elde edilir. Sağlıklı genç bir lens elastiktir. Yakın cisimler için kalınlaşır, uzak cisimler için ise incelir. Bu özellik yakını ve uzağı net görmemizi sağlar. Yaşla lenste elastikiyet azalır bu nedenle sadece uzakta iyi bir görüş elde edilir. Yakın için ise gözlüğe ihtiyaç duyulur. Bu tür değişiklikler yaşlanmanın doğal sonuçlarıdır. Nasıl fotoğraf makinesinin lensi lekeli ya da çizildiğinde fotoğraf bulanık olursa, insan gözünde katarakt sonucu lens saydamlığını yitirir. Bu da görüntüyü bulanıklaştırır ve hastalarda görmede bozukluklara neden olur. Mesela katarakt gelişirken yakını göremeyen kişi yakını daha iyi görür hale gelebilir.

Bir yaşlılık hastalığı mı?

Genellikle yaşlılıkta görülür. 60 yaş ve üzerinde görülme oranı yaklaşık yüzde 20-30’dur. Yaş arttıkça görülme sıklığı artar. İlerleyen yaşla birlikte tüm vücudumuzda olduğu gibi göz merceğinde de yaşlanma meydana gelir. Yaşlanan mercek bazı özelliklerini kaybeder. Gözün içerisinde doğuştan var olan lensin yapısı protein ve sudan oluşur. Proteinin özel dizimi, lensin saydam ve ışığı geçirebilir özellikte olmasını sağlar. Yıllar geçtikçe küçük protein molekülleri yığılmaya başlar ve sonunda lens saydamlığını kaybeder. Bu bulanıklık ışığı geçiremeyecek kadar bütün lensi kapladığında olgunlaşmış katarakt oluşur.

Katarakt birdenbire mi olur?

Katarakt genelde yavaş ilerler. Katarakt az olduğu zaman görmede herhangi bir farklılık hissedilmeyebilir. İlerledikçe net görme kaybolmaya başlar. Bazılarında katarakt zamanla ilerlediğinde hastalar yakını daha iyi görmeye başlarlar. Bu durum geçicidir. Bütün kataraktlar aynı şekilde olmaz. Genelde katarakt bütün lensin bulanıklaşması şeklinde olur. Diğerlerinde ise sadece bir bölümde oluşup sonra lensin diğer bölümlerine yayılmaya başlar. Kataraktın gelişmesi yıllar alırken, bazı durumlarda ise birkaç ay sürebilir.

Tamamen görme kaybı olabiliyor mu?

Görme kaybı yavaş başlar. En iyi görmeyi yüzde 100 diye değerlendirirsek, katarakt oluştuğu zaman bu oran yüzde 10’a düşebilir. Ama bu kataraktın derecesine göre değişiyor. Bazen görme kaybı yüzde 90’da da kalabilir. 6 ayda ya da bir yıl içinde görme giderek azalır. Hasta hangi noktada bunu yakalamışsa hastaneye gelir. Bazıları erken fark ediyor, bazıları da gözlük numarası için geldiğinde gözünde katarakt olduğunu öğreniyor.

Katarakt dışarıdan fark edilebilir mi?

Eğer çok ilerlemişse görülebilir. Normalde dışarıdan baktığımız zaman kişinin gözbebeği siyahtır. Ama kataraktlı kişide puslu bir görüntü oluşur. İki göz bebeği arasındaki fark da açıkça görülür. Eskiden bu duruma daha sık rastlanıyordu. Şimdi böyle görüntülere pek rastlamıyoruz. Herkes erken dönemde kataraktı fark edip ameliyat oluyor.

Kataraktı artıran etkenler var mı?

Diğer göz rahatsızlıkları, şeker, gibi bazı hastalıklar kataraktın ortaya çıkışını kolaylaştırabilir. Yine yüksek miyopisi olanlarda katarakt daha fazla görülür. Göz tansiyonu olanlarda, çiftçiler gibi ışığa maruz kalanlarda katarakt kolay ortaya çıkıyor. Isı da katarakt üzerinde önemli rol oynuyor. Fırıncılarda, demir dövme işiyle uğraşanlarda, ya da aşırı ısıya maruz kalan mesleklere sahip olanlarda katarakta sık rastlanıyor. Yapılan araştırmalara göre kadınlarda ve siyahilerde katarakt daha fazla görülüyor.

Göze darbe gelmesi katarakta neden olabilir mi?

Evet. Göze gelen herhangi kuvvetli bir travma önemli bir katarakt nedeni. İğne, çivi, diken batması gibi kuvvetli bir travmanın hemen arkasından katarakt gelişebilir. Bu da her yaşta olabilir. Travmanın şiddetine göre etki değişebilir. Eğer travma büyükse katarakt hızla büyüyebilir.

Katarakt tek gözde mi olur?

Genelde çift tarafta olur. Bazılarında bir gözde çok ileri diğerinde daha geri olabiliyor. Başlangıç aşamasında olan gözün ilerlemesi üç ay da üç sene de sürebiliyor. Ama diğer gözde ömür boyu hiçbir sorun çıkmayabilir de. Ancak şöyle bir oran verebiliriz: Yaşlılığa bağlı kataraktın yüzde 80’i çift taraflıdır.

Nasıl teşhis edilir?

Görmelerinin değişmesi şikayetiyle başvuran hastaları muayene ediyoruz. Gözün bütün bölümlerini önden arkaya doğru değerlendiririz. En önde kornea dediğimiz cam tabaka, onun arkasında da göz merceği dediğimiz bölümü inceleriz. Gözün renkli kısımlarını özel ilaçlarla genişlettikten sonra, göz merceğini detaylı olarak muayene ederiz. Hastalardaki görme azlığının nedeni neyse araştırıyoruz. Lenste değişiklik varsa, bunun katarakt olup olmadığına karar verip ona göre hastayı tedaviye yönlendiriyoruz. Hasta bize geldiğinde yaklaşık bir saatlik muayene sonrasında teşhisi koyarız. Ancak başka hastalıklar da fark ettiysek o zaman teşhis süresi uzayabilir.

Tek seçenek ameliyat mı?

Evet. Hastalar sık sık şu soruyu sorar: ‘Damla, güneş gözlüğü kullansam kataraktımın ilerlemesini durdurabilir miyim?’ Maalesef dünyada kataraktı durdurabilecek hiçbir yöntem yok.

Bu belirtiler varsa doktora

En önemli belirtisi hastanın görme fonksiyonlarında değişiklik. Bu uzağı görememe, yakını görememe şeklinde olabilir. Ya da daha önce kullandığı gözlüklerle net görememe biçiminde ortaya çıkabilir. Hasta baktığı yerde gölgeler görür, renkleri ayırt edemez. Renkler zor veya soluk olarak algılanır; özellikle mavi renkte hasta sorunlar yaşar. Geceleri bazı hastaların şikayetleri daha da artar; görmede zorluk veya gece görme bozukluğu daha belirgindir. Özellikle geceleri araba kullananlarda ışıklar etrafında renkli halkalar oluşur. Ayrıca çift görme, şekilsiz ve bulanık görme, kontakt lens veya gözlük numaralarının sık sık değişmesi, derinlik hissinin kaybı, göz yorgunluğu gibi belirtileri var. Bir de baktığı yerde siyah lekeler, gölgeler görme gibi şikayetler bize kataraktı düşündürebilir.

Hastalar Nelere Dikkat Etmeli?

Uygunsuz koşullarda yapılan ameliyatlar hastaların sağlığını ciddi şekilde tehdit ediyor. Hastalardan SGK kapsamında fark ücreti almadan yaptıkları ameliyat ile hastalar ekonomik olarak o an memnun oluyor fakat başarısız sonuçlar sonrası hastalar görme kaybı yaşayabiliyorlar. Hastalar daha büyük mağduriyete uğruyor aynı zamanda SGK’ya da ek yük bindiriyor.

Bu gibi küçük merkezlerde uygun fiyata ameliyat yapabilmek için ameliyatta kullanılan malzemeler her hastada ayrı ve tek seferlik olması gerekirken birden fazla hastaya kullanılıyor. Uygun olmayan Ameliyathane ortamı ve sterilizasyon eksikliği enfeksiyona neden oluyor. Olası bir komplikasyonda müdahale etmek için cihazlar ve hekimin cerrahi deneyimi buna yeterli olmayabiliyor. Bu gibi durumlar görme kaybına kadar giden ciddi sorunlara yol açıyor. Devlet tarafından düzenli denetlenen hastanelerde acil müdahale gerektiren durumlarda her türlü imkân bulunduğu için bu tür vakalar yaşanma olasılığı çok düşük.

  • Katarakt ameliyatı bir beyin, bir kalp ameliyatı kadar önemlidir.
  • Kullanılan teknoloji güncel olmalıdır.
  • Göz içine takılan merceğin kalitesi önemlidir.
  • Ameliyatı gerçekleştiren hekim konusunda uzman olmalıdır.
  • Kullanılan tüm sarf malzemeler kişiye özel ve tek seferlik kullanılmalıdır.

    20

  • HABERLER

  • 0

  • KURUMSAL YAYINLARIMIZ

  • 70

  • BASINDA BİZ

  • 20

  • BİYONİK GÖZ

Left Arrow
Right Arrow