Top Arrow
Quick Appointment Icon
RANDEVU AL
Search Icon
Ara


GÖZLÜKLERİNİZDEN KURTULABİLİRSİNİZ! (POSTA)


20.11.2013

Dünyagöz Hastanesi doktorlarından Prof. Dr. Akif Özdamar anlattı: Gözün lazere uyumlu olduğu nasıl anlaşılır? Lazere uyumluluk için çok sayıda ölçüm ve tetkik yapılıyor. Önce gözün kornea topografî ve wavefront haritası çıkartılır. Ardından pakimetri ile kornea kalınlığı ölçümü yapılır. Daha sonra hastanın gözlükle görme oranları ve gözlük dereceleri saptanır. Gözün anatomisinin normal olup olmadığını anlamak için ön ve arka bölümlerinin muayeneleri yapılır. Bu muayeneler sonrası lazere uygun olup olmadığı, hastanın lazer cerrahisinden beklentileri ve güncel teknolojinin getirdikleri hasta ile konuşularak birlikte karar verilir. Genel olarak lazer tedavisi amacıyla muayene edilen hastaların yüzde 50'sine yakın bir oranı lazer cerrahisine uygun bulunuyor.

Lazer tedavisinde yenilik var mı? Miyopi, hipermetropi ve astigmatisma gibi gözlük kullanma ihtiyacı doğuran kusurlarının tedavisinde gelişmiş tedavi tekniklerinden biri 'intralase' adını verdiğimiz 'femtosaniye lazer'dir. Bu yöntemde korneada kapakçık oluşturulur, hazırlanan kapak kaldırılarak 'wavefront kılavuzlu excimer lazer' uygulanır. Türkiye'de bu yöntem 2004 yılından bu yana kullanılıyor. İntralase yönteminin avantajları nelerdir? Gözün kornea adını verdiğimiz saydam tabakasında istenilen kalınlık ve büyüklükte flep (kapakçık) oluşturulabiliyor. Üstelik flep bıçaksız gerçekleştiriliyor. Flebin oluşturulmasında kullanılan bıçaklı mekanik yöntemlerde nadir de olsa istenmeyen yırtılma, kopma, delinme gibi sonuçlar gelişebilir. Oysa intralase teknolojisiyle elde edilen flep istenen niteliklerde hazırlanabiliyor. Ayrıca bu yöntemde iyileşme süresi kısalıyor. Gözün aberasyon adını verdiğimiz gözlük derecesi dışında var olan optik hatalar da özel bir cihazla (aberometri) ölçülür. Ölçüm tamamlanınca gözün bir haritası çıkarılır. Hastaya uygulanacak tedavide hem gözlük numaraları (miyopi, astigmat, hipermetropi gibi) hem de abrasyon adını verdiğimiz diğer optik hataları düzeltebilecek bir lazer planı oluşturulur. Böylece hem gözlük numaraları hem de gözde var olan diğer optik hatalar düzeltilir. Bu tedavi özellikle aberasyon adını verdiğimiz optik hataların fazla olduğu gözlerde klasik tedavi ile karşılaştırılınca görme kalitesini daha anlamlı olarak artırabiliyor.


Lazer olan hastalar ileride gerek görüldüğünde başka ameliyatları olabilirler mi? Lazer operasyonu olan hastaların en çok merak ettikleri konunun başında bu gelir. Lazerle gözlüklerinden kurtulan hastalar ileride başka göz ameliyatları olabilir. Akılda tutulması gereken konu şu: Lazerin gözde sadece gözlük kullanma ihtiyacını ortadan kaldırır. Ancak gözümüzde sayısı binleri aşan çok sayıda hastalık çıkabilir. Lazer tedavisi olmak bu hastalıkların hiçbirini ortadan kaldırmaz. Bu nedenle lazer olan hastalar da belli aralıklarla doktor kontrolünden geçmeli. Lazer sonrası katarakt ameliyatı olunabilir mi? Lazer sonrası ilerleyen yaşlarda katarakt gelişirse hasta katarakt ameliyatı olabilir. Bu konuda bir sorunla karşılaşılmaz. Bu noktada hastalara önerimiz lazer öncesi kornea bilgilerini doktorlarından istemeleri ve bunu saklamalarıdır. Bu bilgi ilerde yapılacak katarakt ameliyatında kullanılması gereken mercek gücünün daha doğru hesaplanmasını sağlar.

Bıçaksız lazer için uygun adaylar kimler?

  • 18 yaşını tamamlamış, gözlük ve lens kullanan, gözlük numaralarında 0,50 dioptriden fazla artış   olmayanlar,
  • Gözlerinde herhangi başka bir hastalık bulunmayanlar (keratokonus, göz tansiyonu vb),
  • Diyabet, romatizma gibi sistemik hastalığı olmayanlar,
  • Yapılan tetkikler sonrası göz yapısı uygun bulunanlar.

Lazer tedavileri ile ilgili hâlâ bir çekince var mı? 2013 yılındayız. Bugün lazer dünyada 20 yılı aşan bir süredir uygulanıyor. Aslında bu buluşun uzun ömürlü olması tedavide elde edilen başarının bir göstergesidir. Göz sağlığı konusunda güvenilirliği ve etkinliği pek çok bilimsel çalışma tarafından gösterildi. Yapılan tetkiklerle göz yapısı uygun bulunan miyop, astigmat hastaları lazer tedavisiyle ömür boyu gözlükten kurtulabilir. Göz sağlığınız için uykusuz kalmayın.

Çalışma ortamınız aydınlık olmalı Dünyagöz Ataköy Hastanesi doktorlarından Op. Dr. Haluk Talu anlattı: Ofislerde kullanılan ışığın odanın her bölümüne homojen dağılması gerekiyor. Çalışma yüzeyinin parlaklığı, bakılan nesnenin parlaklığının en az üçte biri olmasına dikkat edilmeli. Bu nedenle ofis ortamlarında genel ışık veren aydınlatmalar, floresan veya kompakt floresanlı armatürlerin seçilmesini öneriyoruz. Halojen ve spot gibi direkt ışık veren aydınlatmaların ise sadece vurgulanmak istenen noktalarda kullanılmasına özen gösterilmeli.

AZ IŞIKTA ÇALIŞMAYIN

Özellikle gelişim çağındaki çocukların çalışma ortamlarında ışık düzeninin iyi planlanması gerekiyor. Çocuğun çalışma masasındaki aydınlatmanın gün ışığı gibi tüm renkleri doğru haliyle göstermesi, göz sağlıklarını korumak ve yorulmadan uzun süre çalışmalarını sağlamak için önemli. Az ışıkta veya halojen olmayan aydınlatma altında uzun süre çalışan çocuğun gözleri çabuk yorulur. Bu durum okuduğunu iyi görememe ve çabuk sıkılma ve yavaş algılama gibi sonuçlara yol açabilir. Bu nedenle çalışma ortamları aydınlık olmalı ve ışığın direkt gözlerine yansımamasına dikkat edilmelidir.

TELEVİZYON IŞIĞINDA OTURMAK GÖZLERİ YORUYOR

Göz sağlığı için televizyonun kesinlikle karanlıkta izlenmemesi gerekiyor. TV ekranı çok ışıklı, çevre karanlık olduğu zaman göz yorulur. Özellikle ışığın dengelenmesi açısından televizyonun bulunduğu bölümün aydınlatmasının iyi olması gerekli. Evlerimizde tasarruflu lamba olarak da bilinen akkor halojen lambaların seçilmesi uygun olur. Yalnız bu lambaların çıplak olarak kullanılmaması ve ışığının doğrudan göze gelmemesi gerekir.

Etiler şube doktorlarından Op. Dr. Şenay Yılmaz anlattı; Sağlıklı bir yaşam ve sağlıklı gözler için 6-8 saatlik düzenli uyku uyumak gerekiyor. Özellikle yoğun tempoda çalışanların düzenli uyku uyumaları ve mümkünse öğle yemeğinden sonra gözlerini 5-10 dakika dinlendirmeleri lazım. Yapılan çalışmalar günde en az 5 saatlik uykuya ihtiyaç olduğunu göstermiş. Her akşam aynı saatlerde uyumak özleri dinlendirir ve karanlıkta uyumak gözler için daha faydalıdır. Masa başı çalışanların 20-20-20 kuralına göre gözlerini dinlendirmeleri gerekiyor. Bu kuralı her 20 dakikada bir 20 saniye 20 metre uzağa bakmak olarak tanımlayabiliriz. İnsanlar genel olarak normalde bir dakikada 15-20 kez gözlerini kırpar. Ama konsantrasyon seviyesi artıkça kırpma sayısı azalır. Bilgisayarda çalışırken dakikadaki göz kırpma sayısı 5'e düşer ve göz sürekli açık olduğu için gözyaşı buharlaşıp uçar. Bu da gözlerinin kurumasına sebep olur. Uzun süre bilgisayarda çalışırken bilinçli bir şekilde gözleri daha fazlı kırpmakla gözyaşı tabakası ve gözlerin nemliliği korunmuş olur.

Uykusuzluğun sonuçları Uyku apnesi öyküsü olan orta ve ileri yaştaki kişilerde 'anterior iskemik optik nöropati' gibi ciddi göz rahatsızlıklarına yol açabilir. Bu durum özellikle yaşlanma ile ortaya çıkan kan damarlarının bir inflamatuar (iltihabi) hastalığıdır. Yetersiz kan akımı nedeniyle optik sinirde hasar oluşur ve görme kaybı ortaya çıkabilir. Uykusuzluk gözde başka sorunlara da neden olabilir. Örneğin göz altı kapaklarında ödeme, göz kapağında şişliklere veya torbalanmaya yol açar. Gözlerin etrafında koyu halkalar oluşmasına neden olur. Uykusuzluk nedeniyle göz kapağı kaslarında spazm görülür (kapak seyirmesi). Bu istemsiz kas kasılmalarına  'myokymia' adı verilir. Bu göz kapağı spazmları ağrılı değildir, görüşe zarar vermez ama rahatsız edici olabilir. Uykusuzluk göz kuruluğuna yol açabilir. Göz kuruluğuna bağlı ağrı, batma, yanma, ışığa karşı hassasiyet kaşıntı, kızarıklık ve bulanık görme görülebilir.

    20

  • HABERLER

  • 0

  • KURUMSAL YAYINLARIMIZ

  • 70

  • BASINDA BİZ

  • 20

  • BİYONİK GÖZ

Left Arrow
Right Arrow