Top Arrow
Quick Appointment Icon
RANDEVU AL
Search Icon
Ara


DÜNYA GÖZ, 6 BUTİK HASTANE KURACAK DIŞARIDA YENİ KLİNİKLERLE YAYILACAK


30.11.2008

Dünya Göz Grubu’nun patronu Eray Kapıcıoğlu’yla bu röportajı yaptığımız gün, Etiler hastanesinde yabancı basın çekim yapıyordu. Bir uçak dolusu yabancı hasta göz tedavisi için gelmişti.

Aralarında İngiltere, Hollanda, Belçika ve Almanya’dan gelenler vardı. Yabancı bir Tv kanalı İngiltere’den lazer tedavisi için gelen Joseph John Mills’ın tedavi sürecini çekiyordu.

Kapıcıoğlu’nun, kelimenin tam anlamıyla ‘tam teşekküllü’ ve kaliteli hastaneleri ağırlıkla Avrupa olmak üzere şimdiye kadar 100’e yakın ülkeden hastayı tedavi etti. Verdiği bilgiye göre, 1999’dan bugüne 75 bin yabancı hasta Dünya Göz grubunda tedavi oldu. 

Kapıcıoğlu, bugünlerde yurtdışından hasta getirme konusunda yeni çalışmalar yapıyor. Ülkelerin sağlık bakanlıkları, sigorta ve sosyal güvenlik kuruluşlarıyla anlaşmalar yapmak, bu ülkelere göz sağlığı ile ilgili paketler satmak istiyor. 

Bir yandan da yatırımlara devam ediyor. Sağlık turizmini geliştirmek için birçok ülkede klinikler açmak, yurtiçinde hastanelerinin sayısını artırmayı planlıyor. Avusturya, Danimarka ve Romanya’da klinikler açacak. Arkasından Rusya, Ukrayna gibi ülkelere açılacak. Yurtiçinde yeni 6 il belirlemiş. Buralara ‘butik’ nitelikte hastaneler kuracak. Antalya ve Ankara hastanelerini tamamlamak üzere. 

Kapıcıoğlu’nun kafasında yeni sektörlere girmek de var ama şimdilik beklemede. Grup önemli gayrimenkullere sahip. Bunların üzerinde projeler geliştirmek istiyor. Kapıcıoğlu’yla Dünya Göz Grubu’nu konuştuk. 

Dünya Göz Grubu’nun sağlık dışında yatırımları var mı?
İnşaat şirketimiz var. Bizim hastanelerimizin yanı sıra özel inşaatlar da yapıyor. Kendisi arsa alıp projeler geliştirebiliyor. Sabri Yiğit’le İstanbul, Boğaz’daki arsada ortağız. Çok ciddi büyük bir proje. Göktürk’te birlikte rezidans yapıyoruz. 75 rezidans olacak. Boğaz’daki projede 150 daire yapacağız. Merdivenköy ve Teşvikiye’de işlerimiz var. Konut yapıyoruz, bitmek üzere. Balmumcu’da rezidans yapacağız. 2 dönüm üzerinde 11 rezidans olacak.

Bebek’te yalı aldım, onarıp satacağım. Başka arazilerim de var. Kriz dolayısıyla biraz ağırdan alıyoruz. Ankara’da arsalarım var. İş merkezi yapmak istiyorum. Bir de 90 dönümlük sanayi arsası var. 

Bekleyeceğiz. 

Peki işlerinizin ne kadarı sağlık, ne kadarı gayrimenkuldur?
Ağırlığımız sağlıktadır. Gayrimenkul işi yüzde 30 diyebiliriz. Gayrimenkul biraz hızlanabilir. İlerde yüzde 40-50 arasına da gelebilir. 

Sağlık yatırımlarınız ne kadar oldu?
200 milyon doları buldu. Büyük yatırımlarımız oldu.

Geliri nedir? 2008’i ne kadar ciroyla kapatmayı planlıyordunuz?
100 milyon dolar civarında bekliyorduk ama biraz altında kalabiliriz. Kur etkiledi. Türkiye’de şu anda herkesin kafası karmakarışık. 2001’den daha kötü bir kriz ve belirsizlikler var. Kimse ne yapacağını bilmiyor, herkes beklemede. 

35 yıldır çalışıyorum sağlıkta. Tek bir göze 200 milyon dolar yatırım yapıyorsunuz. Dünyada böyle bir yatırım yok. Ama Sağlık Bakanı’nın iki dudağı arasından çıkan iki kelime, ciddi darbe vurabiliyor. 

Başka sektörlere yönelme planı var mı?
İşadamları yatırım yerine daha çok nakitte kalmayı tercih ediyor. Yatırımlar biraz bekleyecek. 2009’da ne yapacağımıza karar vereceğiz. Başka bir sektöre girelim mi, girmeyelim mi bakacağız.

Ne var kafanızda? Ne olabilir?
Girsem de yine arsa arazi olur. Hasılat paylaşımıyla arazilerimi değerlendirme yoluna gidebilirim. Piyasa rahatlarsa bunlar gündeme gelebilir. 2009 sonuna doğru muhakkak bir şeyler düşüneceğiz. Sadece inşaat ve sağlıkla gidemeyiz. Fakat yine de sağlık çok önemli. Avrupa’dan hasta getiriyorsanız, sigortanız biraz var. Ama biz istiyoruz ki gelemeyenler de gelsin. Ayda 3 bin göz ameliyatı yapıyorsun. Üniversite hastaneleri bir yılda bu kadarını yapamıyor. 

Kadronuz ne kadar?
Medikal kadro 850 çalışan, 120 doktor, toplam 970 kişi. 

Hastaneler nerelerde? Yeni yapılan var mı?
Büyük hastaneler Etiler, Levent, Ataköy, Altunizade, İzmit, Ankara ve Antalya’da. Ankara’yı yılbaşında açıyoruz. Antalya 2009 Nisan’da açılacak. Klinik olarak İstanbul Feneryolu, Maltepe, Gaziosmanpaşa ve Beylikdüzü var.

Sizin Avrupa’da da klinikleriniz var...

Evet, 4 kliniğimiz var. Bunlar da ameliyat yapabilir ama yapmıyoruz. Orada tetkikler yapılıyor, hastayı buraya getiriyoruz. Böylece sağlık turizmi yapıyoruz. Bizim kapasitemiz ayda 20 bin hastaya bakabilir. 3 bin ameliyat yapabiliriz. 

Yabancı ne kadardır?
Yılda 15 bindir. 97 ülkeden hasta geliyor. Toplam 80 bin metrekare kapalı alan, günde 2 bin 500 poliklinik yapacak kapasite. İngiltere’ye ameliyat satacağız. Hükümetlerle anlaşma planımız var. Paket ameliyatlar satacağız. 15 bin yabancıyı 50-60 binlere çıkarmayı düşünüyoruz. Bu konuda ciddi çalışma başlattık. 
Antalya hastanesini de bunun için kurduk.

Nasıl anlaşmalar olacak bunlar?
Ülkelerin sosyal güvenlik kurumlarıyla, sağlık bakanlıklarıyla anlaşacağız. Özel sigorta şirketleri de olur. 

Yeni hastane yatırımı var mı başka?
Yeni hastane yapmayacağız ama 5-6 ilde hastane alabiliriz. Yurtdışında da klinikleri yaygınlaştırmak istiyoruz. Aynı sistemle devam edeceğiz. Ortadoğu, Rusya, Ukrayna olabilir. 2009’da bu bölge ve ülkelerde olabiliriz. Türkiye’de 6 ilde daha olmayı düşünüyoruz. Büyük hastane yatırımlarını büyük ölçüde tamamladık. 6 ilde butik hastane yapacağız veya alacağız.

Ne kadar bir yatırım olur bu, nerelerde yapacaksınız?
15 milyon doları bulur. Antep, Kayseri, Adana, Bursa, İzmir ve Samsun olacak. Dünyagöz, örneği olmayan bir grup. Göze bu kadar yatırım yoktur. 120 hekim çalışıyor. Tüm mesailerini bize verirler. Dışardan gelen, sözleşmeli filan yoktur. Göz hassas. Dışımızdaki hekimleri küçümsemiyorum ama biz hastanelerimizi başka hekimlere açmıyoruz. Bu ciddi bir sorumluluk. Doktorlar bütün hastaneleri kullanabiliyorlar ama biz izin vermiyoruz. 

Lensi her yerden alabilirsiniz ama biz doktor kontrolünde, gözünüzün tam muayenesinden sonra izin veriyoruz. Kalitesi çok önemli. Kötü lens 3 ayda gözü bitirir. Biz Amerikan Sağlık Örgütü’nün izin verdiği malzemeleri kullanıyoruz. Buna dikkat ediyoruz.

Sizin ücretleriniz yüksek mi?
Bu kadar kaliteli malzeme kullanmamıza karşın ücretlerde indirim yaptık. 90 YTL’ye poliklinik yapıyoruz. 150 YTL’ydi. Krizde göz sağlığı ertelenmesin diye böyle bir karar aldık. İki hafta önce başlattık. Lazerde yüzde 40 indirime gittik. Bir ameliyatı 700 euro’dur. İki göz için KDV dahil olmak üzere standart lazerde fiyatımızı 700 euro’dan 480 euro’ya çektik. Aralık sonuna kadar bu fiyattan gideceğiz. 

SGK ile yeni bir anlaşma zemini yok mu?
Bizi anlaşma dışı kalmaya zorladı. Küçük kliniklerden hizmet almaya çalışıyor. 20 önemli hastane sistemden çıktığı halde, özelle ilgili sağlık harcamaları eskisinden daha yüksek. Bu endişe verici. Hem vatandaş iyi hastanelerden hizmet alma imkanından mahrum oldu, hem devlet tasarruf yapamadı. 

Sağlık Bakanlığı, “Ben 15-20 hastaneyi finanse etmek zorunda değilim” dedi ne yazık ki. Bunu üstümüze alınmadık. Biz gözde en büyük olmanın, çok ameliyat yapabilmenin, avantajıyla devlet hastaneleri ve üniversitelerin göz bölümlerinde bakamadığı hastalara bakmaya talibiz. 

En önemli sorun fiyatlar mı?
Devletin kendi hastanelerinde 350 YTL’ye katarak ameliyatı yapması mümkün değil. 4 misline çıkar. Ama biz yarısına yapabiliriz. Bütün ameliyatlarda indirime gittik. Lazerde 5 teknoloji var. Her biri 650 bin euro. Bu bizden başka bir yerde yok. Biz göze uygun teknoloji seçebiliyoruz. Başka yerde gözü teknolojiye uyduruyorlar. Bu konunun başında bu teknolojiyi bulan hekim, Prof. Dr. Ioannis G. Pallikaris var. 

193 ülkede araştırma yaptık. 80 bin metrekare kapalı alanda ayda 3000 ameliyat yapabilen, JCI belgeli (Joint Commission International) tek kuruluşuz. Amerikan Sağlık Kuruluşu Kalite Komisyonu tarafından hasta bakım kalitesi ve organizasyon yönetimi doğrultusunda akrediteyiz.

Dün bir uçak dolusu hasta geldi, 150 kişi. İçlerinde 50 İngiliz var. Bir İngiliz kanalı bunu haber yaptı. Onlar da uçakla gelmişler, buralarda çekim yapıyorlar. Bunlar gidince yenileri gelecek. Bir yabancıya sorsanız, niye geliyorsunuz, size ‘Böyle bir altyapıyı bir yerde bulamadık, fiyatlar da uygun’ diyecekler. Avrupalı kıymet veriyor da Sağlık Bakanlığı katı kurallarla önümüzü kapatıyor. 

Konuyu Başbakan’la görüşme imkânınız oldu mu?
Ben bütün yatırımlarımı Sayın Başbakan’la istişare ederek, ona güvenerek yaptım. Bizi bir tek dinleyen de o. Eli üstümüzde. Bir hasta olduğunda, gönderir. Sağlık konularına da kısa sürede el atacağına inanıyorum. Çünkü bu yatırımların kıymetini biliyor. 

Size hiç yabancı ortaklık teklifi geldi mi?
Dünyada kriz var. Bundan Avrupa da nasibini aldı. Fakat son bir aydır 10’un üzerinde yabancı bizden hisse almaya talip oldu. İçlerinde sağlık sektöründe yatırımı olanlar da var. Avrupalı bir ortakla Avrupa’da hızlı büyüme şansımız olabilir, değerlendiriyoruz, görüşmeler yapıyoruz. Dünyagöz büyüdü, Avrupa’ya kapasite satabiliriz. 

Şirketin çoğunluğunu satar mısınız?
Satmam. Ana hissedar kalırım. Çok büyük fonlar var içlerinde. İçerden bir ortaklık bize artı sağlamaz onun için yabancıların teklifleriyle ilgileniyoruz. Credit Suisse aracılığıyla geliyorlar. Krizi fırsata dönüştürmek için, hastaneler almak için, düşük paradan hisse de satsanız karlı çıkarsınız. Dünyagöz, anlattığım gibi örneği olmayan bir yatırım. Bu nedenle genel hastane yerine böyle branş hastanelerine ilgi daha fazla.

Mobil klinik neler yaptı? Neler yapacak?
Birçok il ve ilçesini taradı. Eylül 2006’da 2 adet daha Mobil Klinik yaptırdık. Yaklaşık iki buçuk yıldır devam eden Mobil Klinik ile yaptığımız ücretsiz göz taraması çalışmalarımızda ortaya çıkan sayılar, her gün artıyor ve geriye dönüp baktığımızda yaklaşık 100 bin kişinin gözü kontrol edilmiş.

Kriz sağlık harcamalarını nasıl etkiledi? Krizle ilgili özel bir tedbir aldınız mı?
Kriz dönemlerinde sağlık harcamalarında azalma olur. Biz tedbir olarak yurtdışı hastalarımıza ağırlık vermeye başladık. Bu dönemde yurtdışındaki faaliyetlerimize hız kazandırdık. Her hafta ortalama 50 yabancı hastayı hastanelerimizde ağırlıyoruz.

Tüm sağlık kuruluşlarının bu dönemde çalışmalarına bu yönde ağırlık vermeleri gerektiğini düşünüyorum. 

Dövizdeki hızlı yükseliş, sağlık sektörünü yakından ilgilendiriyor.

Yurtdışından alınan ilaçlar, göz içi lensleri, sarf malzeme ve cihazlar hep dolar veya euro üzerinden alınıyor. Küçük kliniklerin bu alımları yapması zor. Yeni yatırım yapmayı planlayan merkezlerin bu hedeflerini gerçekleştirmeleri bu süreç içerisinde pek sözkonusu değil. Biz büyük firmalar bile bu anlamda tedbirlerimizi alarak emin adımlar ile ilerliyoruz. Hedeflerimizi belirliyor, ekstra harcamalardan uzak duruyoruz. Pek çok özel sağlık kuruluşunun yaklaşan kriz ile birlikte küçülmeye gittiğini, personel çıkarımında bulunduğunu biliyoruz.

Devletin uygulamasının zararını vatandaş görüyor.

Sosyal Güvenlik Kurumu ile anlaşma yapamayan hastaneler oldu. Siz de yapamadınız. Nedir durum?
Asıl sıkıntı şu; Sağlık Bakanlığı, bizden 5 YTL’ye hasta bakmamızı istiyor. 2002’den önce Emekli Sandığı’ndan başka hiç bir hasta özele gidemiyordu. AKP gelince ayrım kalktı. Herkes gitmeye başladı. 

Kurumlar, Sosyal Güvenlik Kurumu çatısı altında toplandı. Bütün özel kurumlarla cüzi fiyatlarla anlaşmalar yapıldı. Farkını ödeyen özeli tercih edebilir uygulaması geldi.

Özel sektör de bu gelişmeye ciddi yatırımlarla karşılık verdi. Avrupalıları bile imrendirecek yatırımlar oldu. 
2007 seçiminden bir ay önce SGK ve Sağlık Bakanlığı, bütün tıp merkezleri ve polikliniklerle anlaşma yaptı. Binin üzerinde anlaşma oldu. 

Bu yeni bir gelişmeye kapı açtı. Devlet hastanelerinde çalışan, günde 80 hasta bakan doktorlar devletten ayrılıp Türkiye’nin her yerinde klinikler kurdu. Çünkü devlette çalışmaktan kat kat fazla kazanacaklarını düşündüler. Yeni açılan kliniklere doktor transferleri başladı. Bu yapılan ilk yanlış oldu. 4 doktor birleşiyor, klinik kuruyor. Devletten doktor kaçışını bu yanlış sağladı. 

Sağlık Bakanlığı bu kaçışın farkına vardı. 15 Şubat 2008’de yönetmelik çıkardı, özel hastane yapımını durdurdu. Doktor transferleri de durdu. Hastane yapımını durdurmak yine yanlış oldu. Bunun mantığını anlamak mümkün değil. 

Yetmezmiş gibi Bakanlar Kurulu kararıyla muayene ve ameliyatlarda SGK’nın ödediği ücretin yüzde 30’undan fazla alınmayacak şartı geldi. SGK, 24 YTL ücret ödüyor. 3’te 1’i 8 YTL, toplam 32 YTL!

Önemli ameliyatlarda da böyle mi?
Bir katarak ameliyatı bin 250 YTL. Normalde bu fiyatın altına yapamazsınız. Ama devlet 350 YTL ödüyor. Üçte birini de üzerine koyun 460 YTL ediyor. Bu ameliyatın sadece lensi 250 YTL. SGK’nın verdiği fiyata yapanlar var. 5-10 dolarlık lensler kullanıyorlar. İnsan sağlığıyla oynuyorlar. Vatandaşın ne yapacağını bilemediği bir ortam yaratıldı.

Dünya Göz Grubu 19 branşta 120 hekimle 230’a yakın tedavi şekliyle hizmet veriyor. Bu fiyatlarla nasıl yapacağız? Bu yüzden sistemden çıktık. 6 YTL’ye hasta bakmanın mümkün olmadığını biliyoruz.
320 hastane var. Bakan bin 350 diyor. Genel hastanelerle branş anlaşması yaptılar. Sistem dışında bırakıldık. Oysa yatırımlarımızdan 70 milyonun faydalanmasını istiyoruz. SGK anlaşmasından çıktık. 

Anlaşma yapan klinikler yalnız muayene ve katarakt ameliyatı yapıyorlar. 18 branşın ameliyatını yapamıyorlar. Her bir branşta doktor bulundurmaları gerekiyor. Altyapıları yok. Devletin 700 YTL verdiği retina ameliyatının maliyeti 2 bin 500 YTL. Zararı vatandaş görüyor. Hiç bir kurumu kötülemem ama 500-1000 metrekarelik yerlerle hastane olunmaz. Vatandaşı uyarıyorum. Asıl kriz bu.

Eray Kapıcıoğlu kimdir?
Dünya Göz Hastaneleri Yönetim Kurulu Başkanı, 1957 yılında Trabzon’un Of ilçesinde doğdu. Ortaokul mezunu olan ve 16 yaşından beri ticaretle uğraşan Kapıcıoğlu, 10 yıl inşaat malzemeleri ticareti yaptıktan sonra 1988’de inşaat müteahhitliğine başladı.

Tatil köyleri, iş merkezleri ve konut inşaatları yaptı. 1992’de Avrupa Hastanesi’ni kurdu. Daha sonra Çocuk Esirgeme Kurumu’na ait binayı alıp Gayrettepe Metropolitan Hastanesi’ni, 1996’da da Dünya Göz Hastanesi’ni kurdu. 

Dünya Göz’ün rakamları
- Sağlık yatırımları 200 milyon dolar
- Yurt içi ve yurt dışında toplam 13 şube ile hizmet veriyor.
- Sağlıkta 2008 ciro beklentisi 100 milyon dolar.
- Halen grup gelirlerinin yüzde 70’i sağlıktan
- İkinci önemli işi gayrimenkulün payı yüzde 30
- Hastanelerinde 120’si doktor, toplam 970 kişi çalışıyor. 
- Etiler, Levent, Ataköy, Altunizade, İzmit, Ankara ve Antalya’da büyük hastaneleri var
- İstanbul Feneryolu, Maltepe, Gaziosmanpaşa ve Beylikdüzü’nde klinikleri var.
- Avrupa’daki klinik sayısı 4
- Hastanelerinin günde 2 bin 500 poliklinik yapacak kapasitesi var 

Dünya Göz’ün gündemi
- Gayrimenkulde yeni projelere başlıyor.
- Boğaz’da 150 lüks daire yapacak.
- Göktürk’te rezidans yapıyor. 
- Merdivenköy ve Teşvikiye, Balmumcu’da rezidans yapacak.
- Bebek’te satın aldığı yalıyı onarıp satacak.
- Ankara’da iş merkezi yapacak.
- 90 dönümlük sanayi arsası için proje geliştirecek.
- Yılbaşında Ankara hastanesini, Nisan 2009’da Antalya hastanesini açacak.
- 6 ilde daha butik hastaneler açacak.
- Avrupa’da yeni klinikler kuracak.
- Yabancı ortaklık tekliflerini değerlendiriyor.

    20

  • HABERLER

  • 0

  • KURUMSAL YAYINLARIMIZ

  • 70

  • BASINDA BİZ

  • 20

  • BİYONİK GÖZ

Left Arrow
Right Arrow