Uçuk ve zona virüsleri gözü tehdit ediyor / 26 Ekim, 2011

KIŞ AYLARINDA ARTAN UÇUK VE ZONA VİRÜSÜ GÖZÜ TEHDİT EDİYOR

Soğuk havaların yüzünü gösterdiği, vücut direncimizin düştüğü bu günlerde uçuk ve zona virüsleri göz sağlığını tehdit ediyor. Göz içi ve kapağında kırmızılık saydam tabakada yaraya neden olan uçuk ve zona virüsleri, şiddetli ağrılara neden olurken, göz kaslarını ve sinirlerini de etkiliyor

Kış aylarında düşen vücut direncimiz uçuk ve zona gibi pek çok virüse de davetiye çıkarıyor. Göz içi ve kapağında da görülebilen uçuk ve zona virüsleri, gözde kırmızılık, ağrı, yaşarma, saydam tabakada yara, göz kaslarında iltihabi durumlar ve hatta göz içi iltihabına neden olabiliyor. Dünyagöz Maltepe Hastanesi’nden Op. Dr. Füsun Uzunoğlu, kış aylarında gözü tehdit eden bu virüslerin erken tedavi edilmediği takdirde kalıcı görme hasarlarına kadar giden ciddi sorunlara yol açabileceği konusunda uyarıyor.

VİRÜSLER SİNİRLERE YERLEŞİYOR

Tıpta , “Herpesvirüsler” adını alan uçuk ve zona virüsünün toplumun büyük bir çoğunluğunda, nezle - grip gibi, kişinin haberi bile olmadan geçirilen viral enfeksiyonlar olduğunu ve kişinin belirli vücut bölgelerindeki sinir yollarına yerleştiklerini belirten Op. Dr. Uzunoğlu, “Bu virüsler ömür boyu vücudun sinir bölgelerinde yerleşik olarak kalır ve vücut direncinin düşük olduğu zamanlarda aktifleşerek çoğalmaya başlarlar. Bazı kez ilk geçirilen enfeksiyonda döküntüler oluşabilir. Bunlar önce sivilce tarzında, sonra üzeri iltihaplı görünüm alan ve daha da sonra kabuklanarak iyileşen küçük lezyonlardır” dedi. Kişinin yaşadığı bazı stresli durumlar, kaza, yorgunluk, grip, yaşlılık, hatta AIDS gibi vücut direncini düşüren hastalıklarda, bu virüslerin çoğalarak hastalığa neden olabileceğini sözlerine ekleyen Op. Dr. Uzunoğlu, “Genellikle tek taraflı olan bu virüsler bazı durumlarda tanıyı zorlaştırıcı değişik tablolarla da görülebilir. Hastalığın en önemli özelliği, tekrarlayıcı olmasıdır. Görme kaybına neden olmaması için ya da en az zararla kurtulabilmek açısından, hastanın çok yakından izlenmesi önemlidir.”

KORTİZONLU İLAÇLAR TEHLİKELİ OLABİLİR!

Bu virüslerin antiviral ilaçlarla tedavi edilebileceğini, bazı durumlarda kullanılan kortizonlu ilaçların ise hastalığı tetikleyebileceğini vurgulayan Op. Dr. Uzunoğlu, “Gözde kalıcı bir bulanıklık oluşmaması için damla ve pomatlarla tedavinin desteklenebilir. Kortizonlu ilaçların ise bu tedavide yeri yok denecek kadar azdır, hatta tehlikeli olabilirler. Kortizonlu ilaçlar tek başına kullanıldıkları zaman, hastalığı tetikleyebilir. Eğer kullanılması gerekli görülüyor ise mutlaka deneyimli bir uzmanın gözetiminde kullanılmadır” diye konuştu.

Zona ve uçuk virüslerinin, gözün saydam tabakasında ize neden olabileceğini ve görmeyi ileri derecede bozabileceğini belirten Op. Dr. Uzunoğlu, sözlerine şöyle devam etti: “Bu tarz durumlarda gözdeki saydam tabakanın ameliyatla nakli (keratoplasti) gerekebilir. Özellikle zona, yerleştiği bölge nedeniyle göz kaslarını ve sinirlerini de etkileyebilir, hastada çok şiddetli ağrılara neden olabilir. Bu durumlarda bir nörologdan yardım almak gereklidir. Tekrarlar önlenemese de, hastanın çok yakın takibi, bilinçlendirilmesi ve ilaçların düzenli kullanılmasının, virüslerin nüksetme aralığını uzattığı ve etkisinin daha hafif hissedilmesi gerektiğini klinik çalışmalarla gösterilmiştir.”

Dünyagöz Hastaneler Grubu Hakkında:

1996 yılında hizmet vermeye başlayan Dünyagöz, gözün tüm branşlarında 240 farklı tedavi yöntemiyle 365 gün, 24 saat göz ve göz çevresi sağlığına dair sorunlara kesin çözüm getiriyor. Ülkemizde branş hastaneciliği ile yeni bir dönem başlatan Dünyagöz Hastaneler Grubu, yurt içi ve yurtdışında toplam 16 merkezinde ilkeli sağlık hizmeti veriyor. Dünyagöz, sürekli yenilenen eksiksiz teknolojisi, profesör, doçent ve uzman doktorlardan oluşan 160 kişilik deneyimli medikal kadrosu, bine yakın personeli ve çağdaş yönetim anlayışıyla kısa sürede dünyanın sayılı birkaç merkezi arasında yer almayı başardı. Türkiye çapında İstanbul, Ankara, Antalya, İzmit, Adana, Samsun ve Gaziantep olmak üzere yedi ayrı ilde, altı tanesi tam teşekküllü toplam 12 hastane ve yurtdışında Hollanda, Almanya, İngiltere’de bulunan klinikleriyle hizmet veren Dünyagöz Hastaneler Grubu, Türkiye’nin Avrupa’daki ilk tam teşekküllü hastanesini Frankfurt’ta açtı. Önümüzdeki dönemde açacağı hastaneleriyle de geniş bir coğrafyaya yayılmayı hedefliyor. Türkiye’de sağlık turizminin öncülüğünü de üstlenen Grup, dünyanın yaklaşık 107 ülkesinden gelen 30 bine yakın yabancı hastaya da hizmet veriyor.

(Bu haber 1248 kez okundu)



Kalite Belgelerimiz

Halk Dilinde Göz Hastalıklarıclose

Karasu: Göz Tansiyonu : Glokom

Glokom Nedir?

Glokom erken teşhis ve tedavi edilmediği takdirde sonucu görme kaybına kadar varabilen sinsi bir hastalıktır. Bu sebeple her yıl düzenli göz muayenesi olarak göz tansiyonu kontrol edilmelidir.

Glokom, görme siniri hasarının oluştuğu bir dizi durum için kullanılan bir terimdir. Glokomun başlıca nedeni göz içindeki basıncın yüksekliğidir. Görme sinirinin dolaşımının bozulduğu, doku zafiyeti veya yapısal bozuklukların görüldüğü durumlarda görme siniri basınca daha duyarlı hale gelebilir ve basınç yükselmeksizin de hasar gelişebilir.

Glokom Tedavileri

Glokomun tedavisinde başlıca üç yol mevcuttur.

  • İlaç tedavisi
  • Cerrahi tedavi
  • Lazer tedavisi

Göze perde inmesi: Katarakt

Katarakt Nedir?

Katarakt, gözdeki doğal merceğin saydamlığını kaybetmesidir. Saydamlığı bozulan lens isli, buzlu veya lekeli cam gibi olur ve görme ile ilgili şikayetler başlar. Cisimler şekilsiz bulanık veya zayıf görülür. Göz yorgunluğu ve baş ağrısı oluşur.

Gözün içerisinde doğuştan var olan lensin yapısı protein ve sudan oluşur. Proteinin özel dizimi, lensin saydam ve ışığı geçirebilir özellikte olmasını sağlar. Yıllar geçtikçe küçük protein molekülleri yığılmaya başlar ve sonunda lens saydamlığını kaybeder. Bu bulanıklık ışığı geçiremeyecek kadar bütün lensi kapladığında olgunlaşmış katarakt ortaya çıkar.

Katarakt Tedavisi

Kataraktın ilaçla tedavisi olmadığı için çözüm yöntemi cerrahidir. Ameliyatta saydamlığını kaybeden opaklaşmış lens alındıktan sonra yerine yapay mercek yerleştirilerek, hastanın tekrar iyi görmesi sağlanır. Görme bulanıklığı hastanın günlük işlerini aksatacak seviyede (okuma güçlüğü, televizyon izleme güçlüğü, araba kullanmada zorluk) ise ameliyat kararı hastanın ihtiyaçlarına göre uzman hekimler tarafından belirlenir. Dünyagöz Hastanesi’nde katarakt ameliyatları, bu konuda deneyimli uzman doktorlardan oluşan bir ekip tarafından gerçekleştirilmektedir.

Tıbbi tedavi ilaç, göz damlası, egzersiz ya da gözlükle katarakt yok edilemez. Tedavinin tek yolu gözdeki kataraktlı lensin saydam göz içi lensi ile değiştirilmesidir. Katarakt operasyonu başarı oranı çok yüksek bir ameliyattır.

Doktorunuz gözünüzde katarakt başladığını belirtiyor ise ameliyatınız için uygun zaman seneler sonrası olabilir. Yeni gözlük reçetesi ile görüşünüz iyileşebilir. Büyüten lensler ya da kuvvetli ışık günlük hayatı kolaylaştırabilir. Kataraktınız günlük hayatınızı etkiliyor ve okumak, araba kullanmak gibi aktivitelerinizi zorlaştırıyor ise onunla yaşamak zorunda değilsiniz.

Kataraktın tek tedavi yöntemi ameliyattır. Ancak ne zaman ameliyat gereklidir sorusunun cevabı ameliyatta kullanılan tekniğe bağlıdır. Hastanemizde dünyada geliştirilen son yöntem olan FAKO (Fakoemülsifikasyon) tekniği ile katarakt ameliyatları yapılmaktadır.

Kornea Sivrileşmesi: Keratokonus

Keratoconus Nedir?

Keratokonus gözün en önde yerleşimli saydam tabakasının yani korneanın, ilerleyici incelme ve sivrileşmesiyle görülen hastalığıdır.

Genellikle ergenlik döneminde başlayan Keratokonus’dan hastalar 20’li yaşlarında haberdar olurlar. Keratokonus 20–40 yaş arasında ilerleme gösterip 40 yaştan sonra durağan döneme girer. Günümüzde keratokonus hastalığı batı toplumlarında her 2000 kişiden birinde gözlemlenmektedir. Keratokonus’un görülme sıklığı her geçen yıl daha da artmaktadır. İlerleyen miyop ve astigmat, kornea incelmesi ve sivrileşmesi ile belirti vermeye başlayan keratokonus hastalığına, çok özel tetkiklerle erken dönemde teşhis konulabilir.

Keratokonus, özel uzmanlık ve takip gerektiren bir rahatsızlıktır. Hastalığın teşhisi ve tedavisi için deneyim ile son teknoloji cihazların bir arada olması gerekmektedir. Hastanemizde keratoconus tedavileri için özel kurulmuş bir Keratokonus Teşhis Ve Tedavi Merkezi bulunmaktadır.

Keratokonus Tedavi Yöntemleri:

Kontakt Lens:

Keratokonus hastalığı olan hastalarda görme kalitesini arttırmak için kullanılabilecek araçlardan birincisi gözlüktür.Ancak keratokonuslu hastalarda problem korneanın şekil bozukluğu olduğu için gözlükle net bir görüş elde edilemeyebilir. Bu nedenle görme kalitesini arttırmak ve daha net bir görüntü elde etmek amacıyla gaz geçirgen lenslerden yararlanılır.

Göz içi Halka Tedavisi Intacs"

Intacs kornea dokusunun içine yerleştirildiğinde, Keratokonus hastalığının korneada sebep olduğu sivriliği/ bombeyi tıpkı bir kasnak gibi korneayı gererek yok eder. Bu arada kişinin miyopisinde de düzelme meydana gelir.

KorneaGözün kornea dokusuna benzeyen yuvarlak tepesi olan bir çadır olduğunu varsayın.

Kornea

Gözün içerisine yerleştirilen intacs saydam olup göz dokunuzla uyumlu bir şekilde ömür boyu sorun çıkarmadan kalacak ayrıca istenildiğinde geri çıkartılabilecek bir malzemedir. Ameliyat sonrası dışarıdan bakıldığında görünmez ve gözde varlığı hissedilmez

Crosslinking: CCL

Crosslinking tedavisi ilk defa hastanemizde Mart 2006 yılında uygulanmaya başlamış olup, bugüne kadar 2000’in üzerinde hastaya bu tedavi başarı ile uygulanmıştır.UV - Cross Linking ameliyatının UVA ışığı ve Riboflavin kullanılarak korneanın kollajen moleküllerine etki edip, kornea mekaniğini arttırarak keratokonus hastalığındaki ilerlemeyi durdurabilir. Bu tedavi tüm dünya ile birlikte bu tedavi Dünyagöz Hastanesinde başlamış bulunmaktadır.

Kornea Nakli:

Keratokonusun son döneminde görüş çok düşük, hasta kontakt lens veya kornea içi halkalardan faydalanmayacak durumda ise tedavi seçeneği kornea naklidir.Kornea Nakli halk arasında göz nakli olarak bilinen, aslında gözün sadece çeşitli hastalıklar sonucu bozulmuş olan korneasının bağışlanan kornea ile değiştirildiği bir ameliyattır. Kornea nakli ameliyatında bağışlanan sağlıklı korneadan 6–9 mm çapında olabilen daire şeklinde bir parça çıkartılır ve alıcının (hastanın) korneasından da aynı büyüklükte bir parça çıkartılarak bu bölgeye dikilir. Ameliyat tercihen genel anestezi altında yapılır.

Göz çizdirme: Excimer Lazer Tedavileri

Miyop-hipermetrop-astigmat gibi kırma kusurlarının Excimer Lazer ile tedavisi, kuralları ve sonuçları belli olan güvenilir bir yöntem olarak tıp dünyasındaki yerini almıştır. 1980'li yılların başından itibaren milyonlarca kişi bu yöntem ile tedavi olarak sosyal ve mesleki yaşantılarında gözlük ve kontakt lens kullanımının yarattığı kısıtlamalardan kurtulmuştur.

Tavuk Karası: Retinitis Pigmentoza

Tavuk Karası Nedir:

Kalıtımsal retina hastalıklarının başında gelen bu hastalığın ilaçla veya cerrahi yöntemle tedavisi günümüz koşullarında mümkün değildir. Ailesinde akraba evliliği olan kişilerde görülme sıklığı daha yüksektir. Tavuk karası’nın ilaçla veya cerrahi yöntemle tedavisi günümüz koşullarında mümkün değildir. Konu ile ilgili hücre nakli çalışmaları ileride bir çözüm oluşturabilir. Retina hastalıkları için kök hücre çalışmaları ile gen tedavisi yeni tedavi seçenekleri sunmaktadır.

İt dirseği: Arpacık

Halk arasında it dirseği de denir. Doktorların Hordoleum dedikleri hastalıktır. Göz kapağındaki herhangi bir kılın dibinde; içi dolu bir şişlik meydana gelir. Acı ve zonklama vardır. Arpacıkla, hiçbir şekilde oynamadan uzman bir göz hekimine görünmeniz gerekmektedir. Arpacık tedavisi ilaçla yada cerrahi müdahale ile yapılabilir. Hangi tedavinin sizin için uygun olduğuna muayene sonucunda doktor tarafından karar verilebilir.

Göz Nakli: Kornea Nakli

Halk arasında göz nakli olarak bilinen, aslında gözün sadece çeşitli hastalıklar sonucu bozulmuş olan en ön saydam tabakasının Ex bir kişiden alınan sağlıklı kornea dokusuyla değiştirildiği ameliyattır. Kornea nakli ameliyatında bağışlanan sağlıklı korneadan 6–9 mm çapında, daire şeklinde bir parça çıkartılır. Alıcının (hastanın) korneasından da aynı büyüklükte bir parça çıkartılarak aynı bölgeye ameliyat ile dikilir. Gelişen teknoloji ile birlikte kornea ameliyatları artık Intralase Lazer teknolojisi kullanılarak yapılabilmektedir. Bu ameliyatta korneanın hasta tabakası lazer ile kesilir. Gözün sağlıklı alanları hasar görmez. Aynı şekilde nakil yapılacak gözün ihtiyacına göre yeni ve sağlıklı kornea tabakası lazer ile kesilerek göze yerleştirilir. Intralase ile yapılan kornea naklinde (Intralase Keratoplasti) sağlıklı- hasta doku ayrımının yapılabilmesinin en büyük avantajı organ reddi olasılığının neredeyse olmayışıdır.

Gelecek Programlarımız
 
TARİH GÜN SAAT KANAL PROGRAM DOKTOR KONU 







             
             
             
             
             

TV Programları arşivi