KAN ŞEKERİNDEKİ ANİ DÜŞÜŞ VE YÜKSELİŞLER GÖZ SİNİRLERİNİ VURUYOR / 16 Kasım, 2011

 Türkiye’de 10 milyon kişinin mücadele ettiği diyabet hastalığı, göz sağlığını da tehdit ediyor.  Kan şekerinde yaşanan ani yükseliş ve düşüşler gözün sinir tabakasını etkileyerek diyabetik retinopati hastalığına neden olabiliyor. Retinopati ise erken tedavi edilmezse ciddi görme kayıplarına yol açıyor

Dünyagöz Ataköy Hastanesi’nden Op. Dr. Mahmut Öztürk,  özellikle 10 yıldan fazla diyabet hastası olan kişilerde diyabetik retinopati görülme sıklığının arttığını belirterek, “Tip 1 diyabet veya insüline bağımlı genç diyabetiklerde ergenlik çağından sonra diyabetik retinopati görülme sıklığı yaşla doğru orantılı olarak artıyor. Kan şekerinin düzensiz seyretmesi, kan şekerinde ani düşüş ve yükselişler retinanın bozulmasını ve retinopati hastalığının oluşmasına ve ilerlemesine neden oluyor” dedi.  
 

GÖRME KAYBINA NEDEN OLUYOR

Diyabet hastalarında kan şekeri kontrolünün göz sağlığı açısından da büyük önem taşıdığına dikkat çeken Op. Dr. Öztürk, şeker hastalığının kontrol altına alınmadığı takdirde ciddi görme kayıplarına ve ağrılı göz tansiyonu yükselmelerine neden olabileceğinin altını çizdi. Op. Dr. Öztürk, şu bilgileri verdi: “Şeker hastalığı retinadaki kılcal damarların yapısının ve hücre kaybına yol açarak damar geçirgenliğinin bozulmasına neden oluyor. Bunun yanı sıra sarı nokta bölgesinde sıvı ve yağlı maddelerin birikmesine ve beraberinde kılcal damarların tıkanarak beslenmeyen alanların ortaya çıkmasına yol açıyor. Bu durumda ise retinada kendiliğinden kanayabilen yeni damarlar oluşuyor, retinanın önünde ve içinde oluşan kanamalar gözün arka boşluğuna sızabiliyor. Sonuçta ciddi görme kayıpları, ağrılı göz tansiyonu yükselmelerine neden oluyor. Gebelik, hipertansiyon, kan yağlarının yüksekliği, böbrek hastalığı diyabetik retinopatiyi ağırlaştıran diğer faktörlerdir.”

GÖZ DİBİ MUAYENESİ İLE ERKEN TEŞHİS 

Diyabetik retinopati hastalığında erken teşhisini önemini vurgulayan Op. Dr. Öztürk, diyabet teşhisinin hemen ardından hastanın göz muayenesi olması gerektiğini belirtti. Diyabet hastalarının 1 yıllık aralarla diyabet kontrollerinin bir parçası olarak rutin göz muayenelerine devam etmeleri konusunda uyaran Op. Dr. Mahmut Öztürk, “Özellikle göz dibi muayenesi, retinada meydana gelen değişikliklerin erken safhada tespit edilmesini sağlar ve hastaya başarılı şekilde tedavi olma şansı sunar. Diyabet tanısı sonrası 1 yıllık aralarla 5 yılı geçen diyabet hastalarının 6 ayda bir, göz dibi problemi tespit edilen diyabetlilerin 3 ayda bir göz muayenesi olması gerekmektedir” diye konuştu.  

LAZERLE TEDAVİ

 Diyabetik retinopatiyi tedavi eden tek yönteminin lazerfotokoagulasyon olduğunu ifade eden Op. Dr. Öztürk tedaviye ilişkin şu bilgileri verdi: “Argon laser ışığı kan damarlarındaki sızıntıyı engeller ve kan gitmeyen iskemik retinanın kapatılmasını sağlar. Bu tedavi uygun zamanda ve uygun şekilde uygulandığı takdirde şeker hastalığına bağlı ciddi görme kayıplarını önlemenin tek yoludur. Retinopati bulgularının erken dönemde tespit edilmesi, tedavi başarısının anahtarıdır.”

BULANIK GÖRME ŞİKAYETİ GEÇİCİ OLABİLİR

Diyabet hastalığının erken döneminde bulanık görme şikayeti ile sıkça karşılaşılıyor. Bunun nedeni retinopati değilİ; o sırada kan glukoz seviyesindeki yükseklikten kaynaklanabilir. Kan glukoz seviyesinin normale dönmesi birkaç hafta alabilir, kontrol sağlandığında görme bulanıklığı ortadan kalkacaktır. Bu geçici bulanıklık döneminde, gözlük değişimi yapılması uygun olmayacaktır.

(Bu haber 987 kez okundu)



Kalite Belgelerimiz

Halk Dilinde Göz Hastalıklarıclose

Karasu: Göz Tansiyonu : Glokom

Glokom Nedir?

Glokom erken teşhis ve tedavi edilmediği takdirde sonucu görme kaybına kadar varabilen sinsi bir hastalıktır. Bu sebeple her yıl düzenli göz muayenesi olarak göz tansiyonu kontrol edilmelidir.

Glokom, görme siniri hasarının oluştuğu bir dizi durum için kullanılan bir terimdir. Glokomun başlıca nedeni göz içindeki basıncın yüksekliğidir. Görme sinirinin dolaşımının bozulduğu, doku zafiyeti veya yapısal bozuklukların görüldüğü durumlarda görme siniri basınca daha duyarlı hale gelebilir ve basınç yükselmeksizin de hasar gelişebilir.

Glokom Tedavileri

Glokomun tedavisinde başlıca üç yol mevcuttur.

  • İlaç tedavisi
  • Cerrahi tedavi
  • Lazer tedavisi

Göze perde inmesi: Katarakt

Katarakt Nedir?

Katarakt, gözdeki doğal merceğin saydamlığını kaybetmesidir. Saydamlığı bozulan lens isli, buzlu veya lekeli cam gibi olur ve görme ile ilgili şikayetler başlar. Cisimler şekilsiz bulanık veya zayıf görülür. Göz yorgunluğu ve baş ağrısı oluşur.

Gözün içerisinde doğuştan var olan lensin yapısı protein ve sudan oluşur. Proteinin özel dizimi, lensin saydam ve ışığı geçirebilir özellikte olmasını sağlar. Yıllar geçtikçe küçük protein molekülleri yığılmaya başlar ve sonunda lens saydamlığını kaybeder. Bu bulanıklık ışığı geçiremeyecek kadar bütün lensi kapladığında olgunlaşmış katarakt ortaya çıkar.

Katarakt Tedavisi

Kataraktın ilaçla tedavisi olmadığı için çözüm yöntemi cerrahidir. Ameliyatta saydamlığını kaybeden opaklaşmış lens alındıktan sonra yerine yapay mercek yerleştirilerek, hastanın tekrar iyi görmesi sağlanır. Görme bulanıklığı hastanın günlük işlerini aksatacak seviyede (okuma güçlüğü, televizyon izleme güçlüğü, araba kullanmada zorluk) ise ameliyat kararı hastanın ihtiyaçlarına göre uzman hekimler tarafından belirlenir. Dünyagöz Hastanesi’nde katarakt ameliyatları, bu konuda deneyimli uzman doktorlardan oluşan bir ekip tarafından gerçekleştirilmektedir.

Tıbbi tedavi ilaç, göz damlası, egzersiz ya da gözlükle katarakt yok edilemez. Tedavinin tek yolu gözdeki kataraktlı lensin saydam göz içi lensi ile değiştirilmesidir. Katarakt operasyonu başarı oranı çok yüksek bir ameliyattır.

Doktorunuz gözünüzde katarakt başladığını belirtiyor ise ameliyatınız için uygun zaman seneler sonrası olabilir. Yeni gözlük reçetesi ile görüşünüz iyileşebilir. Büyüten lensler ya da kuvvetli ışık günlük hayatı kolaylaştırabilir. Kataraktınız günlük hayatınızı etkiliyor ve okumak, araba kullanmak gibi aktivitelerinizi zorlaştırıyor ise onunla yaşamak zorunda değilsiniz.

Kataraktın tek tedavi yöntemi ameliyattır. Ancak ne zaman ameliyat gereklidir sorusunun cevabı ameliyatta kullanılan tekniğe bağlıdır. Hastanemizde dünyada geliştirilen son yöntem olan FAKO (Fakoemülsifikasyon) tekniği ile katarakt ameliyatları yapılmaktadır.

Kornea Sivrileşmesi: Keratokonus

Keratoconus Nedir?

Keratokonus gözün en önde yerleşimli saydam tabakasının yani korneanın, ilerleyici incelme ve sivrileşmesiyle görülen hastalığıdır.

Genellikle ergenlik döneminde başlayan Keratokonus’dan hastalar 20’li yaşlarında haberdar olurlar. Keratokonus 20–40 yaş arasında ilerleme gösterip 40 yaştan sonra durağan döneme girer. Günümüzde keratokonus hastalığı batı toplumlarında her 2000 kişiden birinde gözlemlenmektedir. Keratokonus’un görülme sıklığı her geçen yıl daha da artmaktadır. İlerleyen miyop ve astigmat, kornea incelmesi ve sivrileşmesi ile belirti vermeye başlayan keratokonus hastalığına, çok özel tetkiklerle erken dönemde teşhis konulabilir.

Keratokonus, özel uzmanlık ve takip gerektiren bir rahatsızlıktır. Hastalığın teşhisi ve tedavisi için deneyim ile son teknoloji cihazların bir arada olması gerekmektedir. Hastanemizde keratoconus tedavileri için özel kurulmuş bir Keratokonus Teşhis Ve Tedavi Merkezi bulunmaktadır.

Keratokonus Tedavi Yöntemleri:

Kontakt Lens:

Keratokonus hastalığı olan hastalarda görme kalitesini arttırmak için kullanılabilecek araçlardan birincisi gözlüktür.Ancak keratokonuslu hastalarda problem korneanın şekil bozukluğu olduğu için gözlükle net bir görüş elde edilemeyebilir. Bu nedenle görme kalitesini arttırmak ve daha net bir görüntü elde etmek amacıyla gaz geçirgen lenslerden yararlanılır.

Göz içi Halka Tedavisi Intacs"

Intacs kornea dokusunun içine yerleştirildiğinde, Keratokonus hastalığının korneada sebep olduğu sivriliği/ bombeyi tıpkı bir kasnak gibi korneayı gererek yok eder. Bu arada kişinin miyopisinde de düzelme meydana gelir.

KorneaGözün kornea dokusuna benzeyen yuvarlak tepesi olan bir çadır olduğunu varsayın.

Kornea

Gözün içerisine yerleştirilen intacs saydam olup göz dokunuzla uyumlu bir şekilde ömür boyu sorun çıkarmadan kalacak ayrıca istenildiğinde geri çıkartılabilecek bir malzemedir. Ameliyat sonrası dışarıdan bakıldığında görünmez ve gözde varlığı hissedilmez

Crosslinking: CCL

Crosslinking tedavisi ilk defa hastanemizde Mart 2006 yılında uygulanmaya başlamış olup, bugüne kadar 2000’in üzerinde hastaya bu tedavi başarı ile uygulanmıştır.UV - Cross Linking ameliyatının UVA ışığı ve Riboflavin kullanılarak korneanın kollajen moleküllerine etki edip, kornea mekaniğini arttırarak keratokonus hastalığındaki ilerlemeyi durdurabilir. Bu tedavi tüm dünya ile birlikte bu tedavi Dünyagöz Hastanesinde başlamış bulunmaktadır.

Kornea Nakli:

Keratokonusun son döneminde görüş çok düşük, hasta kontakt lens veya kornea içi halkalardan faydalanmayacak durumda ise tedavi seçeneği kornea naklidir.Kornea Nakli halk arasında göz nakli olarak bilinen, aslında gözün sadece çeşitli hastalıklar sonucu bozulmuş olan korneasının bağışlanan kornea ile değiştirildiği bir ameliyattır. Kornea nakli ameliyatında bağışlanan sağlıklı korneadan 6–9 mm çapında olabilen daire şeklinde bir parça çıkartılır ve alıcının (hastanın) korneasından da aynı büyüklükte bir parça çıkartılarak bu bölgeye dikilir. Ameliyat tercihen genel anestezi altında yapılır.

Göz çizdirme: Excimer Lazer Tedavileri

Miyop-hipermetrop-astigmat gibi kırma kusurlarının Excimer Lazer ile tedavisi, kuralları ve sonuçları belli olan güvenilir bir yöntem olarak tıp dünyasındaki yerini almıştır. 1980'li yılların başından itibaren milyonlarca kişi bu yöntem ile tedavi olarak sosyal ve mesleki yaşantılarında gözlük ve kontakt lens kullanımının yarattığı kısıtlamalardan kurtulmuştur.

Tavuk Karası: Retinitis Pigmentoza

Tavuk Karası Nedir:

Kalıtımsal retina hastalıklarının başında gelen bu hastalığın ilaçla veya cerrahi yöntemle tedavisi günümüz koşullarında mümkün değildir. Ailesinde akraba evliliği olan kişilerde görülme sıklığı daha yüksektir. Tavuk karası’nın ilaçla veya cerrahi yöntemle tedavisi günümüz koşullarında mümkün değildir. Konu ile ilgili hücre nakli çalışmaları ileride bir çözüm oluşturabilir. Retina hastalıkları için kök hücre çalışmaları ile gen tedavisi yeni tedavi seçenekleri sunmaktadır.

İt dirseği: Arpacık

Halk arasında it dirseği de denir. Doktorların Hordoleum dedikleri hastalıktır. Göz kapağındaki herhangi bir kılın dibinde; içi dolu bir şişlik meydana gelir. Acı ve zonklama vardır. Arpacıkla, hiçbir şekilde oynamadan uzman bir göz hekimine görünmeniz gerekmektedir. Arpacık tedavisi ilaçla yada cerrahi müdahale ile yapılabilir. Hangi tedavinin sizin için uygun olduğuna muayene sonucunda doktor tarafından karar verilebilir.

Göz Nakli: Kornea Nakli

Halk arasında göz nakli olarak bilinen, aslında gözün sadece çeşitli hastalıklar sonucu bozulmuş olan en ön saydam tabakasının Ex bir kişiden alınan sağlıklı kornea dokusuyla değiştirildiği ameliyattır. Kornea nakli ameliyatında bağışlanan sağlıklı korneadan 6–9 mm çapında, daire şeklinde bir parça çıkartılır. Alıcının (hastanın) korneasından da aynı büyüklükte bir parça çıkartılarak aynı bölgeye ameliyat ile dikilir. Gelişen teknoloji ile birlikte kornea ameliyatları artık Intralase Lazer teknolojisi kullanılarak yapılabilmektedir. Bu ameliyatta korneanın hasta tabakası lazer ile kesilir. Gözün sağlıklı alanları hasar görmez. Aynı şekilde nakil yapılacak gözün ihtiyacına göre yeni ve sağlıklı kornea tabakası lazer ile kesilerek göze yerleştirilir. Intralase ile yapılan kornea naklinde (Intralase Keratoplasti) sağlıklı- hasta doku ayrımının yapılabilmesinin en büyük avantajı organ reddi olasılığının neredeyse olmayışıdır.

Gelecek Programlarımız
 
TARİH GÜN SAAT KANAL PROGRAM DOKTOR KONU 







             
             
             
             
             

TV Programları arşivi