|
Uvea dokusunun iltihabına üveit denir. Üveit tedavisi olan bir hastalıktır. Nadir durumlar dışında uygun tedavi ve hasta-hekim ilişkisinin yeterli olmasıyla göz kurtarılabilir. Tedavi bitse bile, hasta periyodik olarak izlenmelidir. Hastalık tekrarlayabileceğinden, kontrollere ara verilmemesi, ya da diğer organlarla ilgili farklı belirtiler hakkında sorgulama şarttır. Örneğin ağızda aft oluşu, ciltteki lekeler…
Üveit gözün ön bölgesinde olduğunda alevlenme-atak dönemlerinde gözde kızarıklık, bulanık görme, görmede azalma, göz çevresinde ağrı, ışığa karşı hassasiyet ve uçuşmalar şeklinde belirti verir. Atak arkada ise belirtiler çoğunlukla bulanık görme, uçuşmalar ve görme azalması şeklindedir. Orta ve arka üveit kızarıklık ağrı olmaksızın sinsi seyir izleyip dokularda hasar oluşumu ile kalıcı görme kayıpları yol açabilir.
Ne şiddette olursa olsun, üveit acil bir hastalıktır ve hemen tanınması gerekir. Geç kalındığında hastalık ilerler ve göz bebeğinde şekil bozuklukları, katarakt, göz tansiyonu yükselmesi gibi kalıcı yan etkiler bırakabilir.
Bazı hastalıkların tanısı çok tipik görünümü nedeniyle hemen konulabilir. Bu durumda bile, gözün arka bölümünün tutulması söz konusu ise görmenin ne derece tehdit edildiğinin anlaşılması ve tedavinin etkinliğinin izlenmesi için anjiografi, ultrasonografi, ERG gibi ileri teknikler gerekli olabilir. Belirtiler başlayınca vakit kaybetmeden göz doktoruna muayene olmanız çok önemlidir.
Üveitin tedavisinde en sık kullanılan yöntem ilaç tedavisidir. Özellikle steroid ve göz bebeğini büyüten midriyatik ilaçlar içeren damlalar sıklıkla kullanılmaktadır. Gözde üveitin ileri safhalarında sistemik ilaçların kullanılması gerekebilmektedir. Glokom, katarakt, yeni damarların oluşması gibi çeşitli komplikasyonlar gelişmiş ise ilave tedaviler gerekebilir. Göz doktorunun tedavisi, hastaların sık ve iyi izlenmesi çok önemlidir, çünkü bazı önemli bulgular izleme sırasında ortaya çıkabilir. Bu da tanı ve tedavi açısından yapılabilecek değişiklikler için önemlidir". |