|
|

Kornea, gözün en ön kısmında bulunan saydam dokudur
ve gözün en önemli kırıcımerceğidir. Korneanın saydamlığı birçok hastalık
tarafından bozulabilir. Bu hastalıklar doğuştan, genetik kökenli veya
mikrobik olabilir. Keratokonus gibi bazı hastalıklar ise korneanın şeklini
değiştirirler. Bu hastalıkların tamamında korneanın saydamlığı kalıcı
olarak bozulur ve hastanın tekrar görmesini sağlamak amacı ile ölen
bir kişinin gözünden alınan kornea dokusu ile değiştirilir. Dünya Göz
Hastanesi kornea nakli konusunda Türkiye’nin önde gelen kuruluşudur. |
Kornea Nedir?
Kornea, gözün en önünde yeralan ve
görme işlevinde büyük rolü olan gözün saydam tabakasıdır. Saydam, avasküler
bir dokudur. Duyu sinirlerinden
çok zengindir. Santralda sferik(küresel) bir yapıdadır. Kalınlığı merkezde
0.5-0.6 mm’dir,perifere doğru kalınlaşarak 0.9 mm’ye ulaşır. |
Korneanın Yapısı
Kornea anatomik olarak 5 tabakadan oluşur.
• Epitel Tabakası
Rejenerasyon yeteneği hızlı 5–6 sıralı, keratinize olmayan çok katlı
yassı epiteldir. Ön yüzü gözyaşı ile kaplanmıştır. Bowman Membranı
düzeyinde seyreden duyu sinirleri epitel hücreleri arasında sonlanır.
Altındaki Bowman membranına bazal membranı ile sıkıca yapışıktır.
• Bowman Tabakası
Stroma lamellerinin kondanse olmuş ön kısmıdır. Yaralanmalardan sonra
yenilenmez, yerinde görme bozukluğuna neden olabilen opasiteler (skar
dokusu) gelişir.
• Stroma
Kornea kalınlığının %90’nını oluşturur. Stromayı oluşturan kollajen
lifler uniformdur yapıdadır. Birbiri ile kesişmeden limbustan limbusa
seyreder. Mukosakkaridlerden oluşan aramadde içinde yerleşmişlerdir.
Stroma hücreden fakirdir. Keratosit adı verilen bu hücreler, yaralanmalarda
fibroblastlara dönüşerek yara onarımı sağlar.
• Desme Membranı
Endotel hücrelerini bazal membranıdır. Korneanın diğer katlarına göre
elastisitesi fazladır. Stromaya yapışık değildir. Kolayca sıyrılabilir.
• Endotel Tabakası
Tek sıralı altıgen hücrelerden oluşur. Mitoz ile çoğalmazlar.
|
Kornea Muayene Yöntemleri
Göz hekimi olmayan bir kişi lokal ışık ile kornea saydamlığını, yüzeyinin
parlaklığını, kornea yaralanmalarını, pamuk bir çubuk ile kornea duyarlığını
değerlendirebilir. Göz hekimleri kornea morfolojisi ve fonksiyonunu
değerlendirmek için cihazlar kullanırlar;
• Biomikroskopi : Kornea ve ön segmente ait diğer yapıların binoküler
olarak incelenmesine yarar. Değişik kalınlıkdaki ışık demetleri değişik
açılardan gönderilerek biomikroskobun büyütmesi altında incelenebilir.
Rutinde en sık kullanılan muayene yöntemidir.
• Keratometri : Korneanın kırma gücünün ölçülmesidir. Kontakt lens
ve göziçi lens implantasyonu uygulamasına hazırlıkta kullanılır.
• Topografi : Korneanın ön yüzünün topografik analizinde kullanılır.
• Pakimetri : Kornea kalınlığının ölçümüdür.
• Speküler mikroskopi : Endotel hücre sayısı ve yapısını gösterir.
• Esteziometri : Kornea duyarlılığının değerlendirilmesinde yararlanılır.
• Korneanın boyanarak muayenesi : Kornea yüzeyindeki defektler floresseine
ve rose bengal solusyonu ile görülebilir.
|
Kornea Nakli nedir?...

Halk arasında göz nakli olarak bilinen, aslında gözün sadece çeşitli hastalıklar
sonucu bozulmuş olan en ön saydam tabakasının ölen bir kişiden alınan
sağlıklı kornea dokusuyla değiştirildiği bir ameliyattır. Kornea nakli
ameliyatında bağışlanan sağlıklı korneadan 6–9 mm çapında olabilen
daire şeklinde bir parça çıkartılır ve alıcının (hastanın) korneasından
da aynı büyüklükte bir parça çıkartılarak bu bölgeye dikilir. Ameliyat
tercihan genel anestezi altında yapılır ama yaşlılarda lokal anesteziyle
de yapılabilir. Ameliyatın süresi 15-20 dakikadır. Özel olgularda katarakt
cerrahisi veya göz içi lensi değiştirilmesi gibi ameliyatlarla birlikte
yapılırsa 1–2 saat sürebilir.
Son yılların teknolojik gelişmeleri bu ameliyatı en başarılı organ
nakli ameliyatı haline getirmiştir. Tarihçesi 19.yüzyılın sonlarına
dek giden kornea nakli,A.B.D’de yılda 40.000’in üzerinde gerçekleşmekte
iken,ülkemizde bu sayı yılda yaklaşık 1.500 kadardır.Türkiye’de kornea
teminatındaki güçlükler,binlerce insanın ameliyat için sırada beklemesine
neden olmaktadır.Bununla birlikte kornea bankaları ve nakiller hakkında
bakanlığın hazırladığı yeni yönetmelik bu sorunu çözecek niteliktedir.
Dünya Göz Hastanesi İle En Kısa Zamanda Uygun Kornea…
Doku ve organ nakillerinde bağışların azlığından dolayı ülkemizde
yaşanan sorunlardan birine Dünya Göz Hastanesi kendi bünyesinde
son verdi. Hastanemizin büyüklüğünü ve gelişmişliğini bu alanda
da kanıtlamak mümkün; kornea nakli olmak için gelen hiçbir hastamız
aylarca hatta yıllarca sıraya girip beklemek zorunda kalmamaktadır.
Hastalarımız için gerekli olan kornea en kısa zamanda bulunup tedavileri
zamanında ve başarıyla gerçekleştirilmektedir.
|
Kornea naklini gerektiren durumlar
Kornea tabakasına ait yara ve iltihap sonucu korneanın saydamlığının
bozulması. Kornea tabakasının saydamlığının kendiliğinden bozulması
(kornea distrofisi denilen hastalık).Kaza sonucu kornea tabakasının
yaralanmasıyla saydamlığının bozulması. Daha önce geçirilen bir göz
ameliyatından sonra kornea tabakasının su tutarak şişmesi sonucu, kornea
ödemi adı verilen durumun ortaya çıkmasıyla kornea saydamlığının bozulması
ve görmenin azalması. Kornea saydamlığının bozulmayıp kornea şeklinin
ileri derecede bozularak korneanın deforme olması(örneğin keratokonus)
|
Kornea nakli için gerekli kornea nereden alınır?
Kornea nakli için gerekli saydam tabaka ölen kişilerin gözlerinden
sağlanmaktadır. Ancak her ölen kişinin korneası bu amaç için uygun
olmamaktadır. Öncelikle kornea naklinden sağlıklı sonuç alınabilmesi
için; korneanın önceki sahibinde olmaması gereken durumları belirtelim;
• Ölen kişide herhangi bir göz rahatsızlığı bulunmamalı,
• Göz ameliyatı geçirmemiş olmalı,
• Kornea tabakası tamamen sağlam ve saydam olmalıdır.
• Ölen kişide mikrobik,
• Virütik hastalıklar,
• Kanser türü hastalıkların bulunmaması
• Uzun süre komada kalmamış olması gerekmektedir.
Ölen kişilerden özel eğitimli göz bankası elemanları tarafından alınan
kornea, göz bankasında değişik incelemelerden geçirilerek kornea nakli
için uygun kalitede olup olmadığı belirlenir. İstenen niteliklere uygun
kornealar özel saklama kapları içine konularak ameliyatın yapılacağı
merkezlere ulaştırılır.
|
Kornea nakli hangi hastalıklara yapılır?
Kornea Distrofileri (halk arasında beneklenme hastalığı diye bilinir)
kalıtsaldır,
Keratakonus (Korneanın konik olarak bozulması),
Kornea yaralanmalarından sonra,
Geçirilmiş keratit (Kornea enfeksiyonu),
Katarakt cerrahisinden sonra korneanın saydamlığını kaybetmesi durumunda,
Kimyasal yaralardan sonra,
Bu saydığımız hastalıklarda kornea nakli sonrası kişinin tekrar görmesini
kazanması için mutlaka gözün arkasındaki yapıların (damar ve sinir) sağlam
olması gerekmektedir.
|
Kornea nakli ameliyatı nasıl yapılır?

Kornea nakli ameliyatı hastanın yaşına, genel durumuna ve gözün özelliklerine
göre lokal veya çoğunlukla genel anestezi altında yapılır. Önce hastanın
problemli kornea tabakası özel aletlerle yuvarlak olarak çıkartılır.
Aynı büyüklükte kesilen verici korneası mikroskop altında çok ince
ipliklerle alıcı göze dikilerek yerleştirilir.
Her ameliyatta olduğu gibi kornea nakli ameliyatında da kanama,mikrop
kapma gibi bazı riskler sözkonusudur.Bunun dışında,ameliyat sonrası
dönemde oluşabilecek özel bazı durumlar olabilir.Bunlardan en sık rastlananı,yüksek
astigmatizmadır.Kornea nakli ameliyatından sonra hastaların büyük çoğunluğunda
düşük veya yüksek derecede astigmatizma oluşmakta ve görme olumsuz
yönde etkilenmektedir.Bu durumda,eğer astigmatizma düşük ise gözlük
verilmekte,ancak yüksek astigmatizma mevcutsa astigmatizmayı azaltıcı
bazı girişimlerin uygulanması gerekmektedir.Dikişlerin ayarlanması
veya korneanın çizilmesi gibi işlemleri içeren bu girişimlerden sonra
astigmatizma azalır.Ancak yine yüksek astigmatizma mevcutsa görmenin
arttırılması için hastanın kontakt lens takması gerekebilir.Kornea
nakli ameliyatından sonra doku reddi olasılığı mevcuttur.Fakat bu olasılık
diğer organ ve doku nakillerine göre çok düşüktür.Bunun nedeni,korneanın
damarsız bir doku olmasıdır.Doku reddi sözkonusu ise kanlanma,sulanma
gibi belirtilerle birlikte kornea bulanıklaşır ve görme bozulur.Kornea
giderek beyazlaşır ve görme iyice azalır.Eğer doku reddi reaksiyonu
erken yakalanırsa ilaç tedavisi ile geri çevirilebilir.Fakat red reaksiyonu
ilerlemiş ve kornea beyazlaşmışsa tekrar kornea nakli ameliyatı yapılmalıdır.
Kornea nakli ameliyatının avantajlı bir yönü birkaç kez tekrarlanabilmesidir. |
Korneanın red riski var mıdır?
Her organ ve doku naklinde olduğu gibi kornea naklinde de red riski söz
konusudur. Kornea dokusu damarsız olduğu için bu red oranı % 15 -
20 civarındadır. Red olan bir kornea yerine yeniden nakil yapılabilir
fakat red oranı böyle hastalarda % 50 lere varabilmektedir. Örneğin,
keratakonuıs ve distrofi (beneklenme) hastalarında ameliyatın başarısı
yüksekken, kimyasal yaralarda bu oran oldukça düşmektedir.
|
Kornea
nakli yapılan gözde renk değişikliği olur mu?
Göze rengini veren doku (iris dokusu) korneanın arkasında bulunan dokudur.
Eğer ameliyattan önce iris dokusu sağlam ise kornea naklinden hemen sonra
göz eski rengini alacaktır, yani renk değişikliği olmayacaktır.
|
Kornea nakli olan hastalar nelere dikkat
etmelidir?
Kornea nakli olan hastalar özellikle ilk zamanlarda gözlerini kuvvetli
ovuşturmaktan kaçınmalı, vurma çarpma gibi travmalardan korunmalı ve hijyene
çok fazla dikkat etmelidirler.
Gözlerde ağrı, kızarıklık, görme bulanıklığı, ışığa karşı hassasiyet hissettiklerinde
en yakın göz doktoruna müracaat etmeleri gerekir. Bu saydığımız belirtiler
red reaksiyonunun belirtileri olabilir ve acil tedaviyi gerektirir.
Kornea nakli olan hasta ile operatörü arasında sıkı bir işbirliği olmalıdır.
Sadece operasyonun iyi olması yeterli değil; operasyon sonrası özellikle
ilk 1- 2 sene takip ve tedavi de ameliyatın başarısında etkilidir.
|
Intralase-Kerotoplasty (Lazer ile kornea nakli)
Bazı kornea hastalıklarının nihai çözümü olan kornea nakli (keratoplasti)
bugün lazer yardımıyla yapılabilir hale gelmiştir. Kornea gözün en önde
yer alan saydam tabakası olup, en çok optik kırıcılığın sağlandığı bölgedir.
Kornea şeffaflığını ve şeklini bozan hastalıklar bu nedenle direkt olarak
yakında ve uzakta görmeyi bozar. Bu hastalıklar sonradan edinilebildiği
gibi bazen doğuştan mevcutturlar. Korneanın doğuştan gelen lekeleri, şekil
bozuklukları bazen hayatın erken dönemlerinde kornea değişimi gerektirirler.
Kornea nakli gerektirebilen sık görülen bir diğer neden de göz travmalarıdır.
Erken gençlik dönemlerinde başlayıp başlangıçta gözlük kusuru olarak tanı
alan hastaların bir kısmında keratakonus denilen korneanın şekil bozukluğu
bir hayli sık görülmektedir. Bu hastalar sürekli artan göz numaraları ve
giderek az görme şikayetleri ile başvururlar. İleriki dönemlerinde sivrileşip
aşırı incelmiş korneanın işlevini yapabilmesini imkansız hale getirebilir
ve kornea nakli gündeme gelir.
Bugüne kadar uygulanan standart kornea ameliyatlarında hasta kornea bir
bütün olarak alınmakta ve verici korneayla yer değiştirilmekteydi. Günümüzde
femtosecond lazer (intralase) teknolojisinin gelişmesiyle korneada her
türlü kesi yapılabilir hale gelmiştir. Intralase teknolojisinin kullanımı
ilk olarak, lazerle miyop, hipermetrop, astigmat tedavisinde başlatılmıştır.
Bu ameliyatların çok güvenilir ve komplikasyonsuz yapımına imkan sağladığı
görünmektedir.
Aynı teknolojinin kornea naklinde kullanılması ise korneada sadece
hastalıklı kısmın ayrılarak yine verici korneadan bu ölçüde dokunun
nakline imkan sağlamaktadır. Intralase Keratoplastide sağlıklı- hasta
doku ayrımının yapılabilmesinin en büyük avantajı organ reddi olasılığının
neredeyse olmayışıdır. Her organ nakli ameliyatında olduğu gibi kornea
naklinde sonradan organ reddi olabilir. Lazerle kornea naklinin bir
diğer avantajı kornea dikişlerinin daha kısa sürede alınması ve ilaç
kullanım süresinin standart yönteme göre daha kısa olmasıdır. Lazerle
kornea nakli tamamen lokal anestezi altında yapılabilir ve genel anestezinin
risklerinden korunulmuş olunur.
|
Korneaya yabancı cisim kaçmasının sonuçları
nelerdir?
Toz, demir çapağ gibi yabancı cisimler epitel abrazyonuna neden olup
korneaya gömülebilirler. Bu durumda hasta şiddetli batma şeklinde ağrı,
sulanma, kızarıklık, fotofobi yakınmaları ile başvurur.
Bu hastalarda konjonktival forniksler dikkatle kontrol edilir, olası
yabancı cisim varlığı araştırılır. Yabancı cisim fazla gömülü değilse
lokal anestezik damla göze damlatıldıktan sonra steril iğne ucu ya da
yabancı cisim forsepsi oblik pozisyonda tutularak mümkünse biomikroskopik
bakı altında, kazınarak çıkarılır. Proflaktik olarak antibiotikli damla
başlanıp epitel iyileşene kadar göz baskılı şekilde kapatılır.
|
|